
Resim Betimleme: Hem işitme hem görme engelli olan Steffy McQuiggin, yazılı ve sözlü kelimeleri, işitme-görme engelli bireylerin elleriyle hissedebileceği bir işaret diline dönüştüren Tatum Robotics’in yapay zekâ destekli cihazı Tatum1 ile iletişim kuruyor. Tatum Robotics
Erişilebilirlik, sosyal sorumluluğun marjinal alanlarından çıkıp inovasyon, istihdam, tasarım ve ekonomik katılımın merkezine doğru giderek daha fazla yer ediniyor. Bu dönüşümün en belirgin işaretlerinden biri, erişilebilirlik alanında somut etkiler yaratan kuruluşları, şirketleri, yenilikçileri ve bireyleri ödüllendiren yıllık küresel bir liste olan Forbes Erişilebilirlik 200’dür.
Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri de Forbes Accessibility 200 listesi. Forbes tarafından her yıl hazırlanan bu küresel liste erişilebilirlik alanında somut etki yaratan şirketleri, kuruluşları, girişimcileri, uzmanları ve yenilikçileri bir araya getiriyor. Liste ilk olarak 2025 yılında Forbes Accessibility 100 adıyla yayımlandı. Ardından, 2026 yılında kapsamı genişletilerek Forbes Accessibility 200 adını aldı. Bu genişleme, erişilebilirlik alanının dünyada giderek büyüdüğünü ve engelli bireylerin öncülük ettiği yenilikçi çalışmaların daha fazla görünür hale geldiğini gösteriyor.
Forbes Accessibility 200 dijital erişilebilirlikten hareketliliğe, iletişimden eğitime, istihdamdan sağlık hizmetlerine, seyahatten kapsayıcı tasarıma ve yardımcı teknolojilere kadar çok geniş bir alanı kapsıyor.
Fakat bu listenin önemi yalnızca bazı kurumların ya da kişilerin tanınmasından ibaret değil. Asıl önemli olan, erişilebilirliğin artık nasıl konumlandırıldığıdır. Erişilebilirlik bugün yasal uyum, yardımseverlik ya da farkındalık meselesi olarak görülmüyor. Aynı zamanda kurumların geleceğe ne kadar hazır olduğunu gösteren temel ölçütlerden biri haline geliyor.
Uzun yıllar boyunca erişilebilirlik denildiğinde çoğu kişinin aklına rampalar, engellilik farkındalık günleri, yasal zorunluluklar ya da kurumsal sosyal sorumluluk kampanyaları geliyordu. Elbette bunların her biri hâlâ önemli. Ancak erişilebilirliği yalnızca bu başlıklarla sınırlamak artık yeterli değil, doğru da değil.
Forbes Accessibility 200, erişilebilirliği çok daha geniş bir yerden ele alıyor. Liste, erişilebilirliği tam da bu yardım alanından çıkartıp inovasyon, tasarım, teknoloji ve strateji alanı olarak konumlandırıyor.
Listede yer alan şirketler ve kuruluşların gelişimleri, engelli bireylere sadece “destek” sunmuyor. Aynı zamanda insanların eğitime, işe, iletişime, kültüre, ulaşıma ve dijital yaşama daha bağımsız, eşit ve kolay biçimde katılmasını sağlayan ürünler, hizmetler ve sistemler geliştiriyor.
Bu fark çok önemli. Çünkü erişilebilirlik, standartları düşürmek ya da sembolik destekler sunmak anlamına gelmez. Tam tersine, milyonlarca insanın yaşamın farklı alanlarına katılmasını engelleyen bariyerleri ortadan kaldırmak, onların sürdürülebilir olması anlamına gelir.
Bu nedenle Forbes Accessibility 200 listesi, erişilebilirliğin “sadece engellileri ilgilendiren özel bir konu” olmaktan çıkıp sosyal, ekonomik ve teknolojik dönüşümün ana başlıklarından biri haline geldiğini gösteriyor.
Bu Liste Neden Önemli?
Forbes Accessibility 200’ün önemli olmasının birkaç temel nedeni var:
• Erişilebilirlik çalışmalarına görünürlük kazandırır.
Erişilebilirlik alanındaki pek çok yenilik, engelli toplulukları dışında yeterince bilinmiyor. Forbes gibi küresel bir platform, bu çalışmaları iş dünyası liderlerine, yatırımcılara, politika yapıcılara ve kamuoyuna tanıtıyor.
• Erişilebilirliği bir hayır işi değil, inovasyon alanı olarak konumlandırır.
Liste, erişilebilirliği iyi tasarım, doğru teknoloji ve stratejik düşünceyle ilişkilendiriyor. Bu önemli; çünkü erişilebilirlik hâlâ çoğu zaman acıma, yardım ya da yalnızca yasal uyum çerçevesinde ele alınıyor. Oysa erişilebilirlik, herkes için daha kullanılabilir ve daha kapsayıcı çözümler üretmekle ilgilidir.
• Şirketler için teşvik oluşturur.
Uluslararası ölçekte saygın bir yayın tarafından tanınmak, kurumların erişilebilir ürünlere, kapsayıcı işe alım süreçlerine, erişilebilir iletişime ve kullanıcı odaklı tasarıma daha fazla yatırım yapmasını sağlayabilir. Bu görünürlük; itibar, iş birlikleri, yetenek kazanımı ve finansman süreçleri üzerinde de etkili olabilir.
• Engellilik konusunu ana akım tartışmaların parçası haline getirir.
Erişilebilirlik alanında çalışan liderler; teknoloji, sağlık, eğitim, mobilite ve tasarım alanındaki yenilikçilerle birlikte anıldığında, engellilik konusu yalnızca farkındalık günleriyle sınırlı kalmaz. Geleceğin nasıl tasarlanacağına dair daha geniş tartışmaların bir parçası olur.
• Engelli girişimcileri ve uzmanları görünür kılar.
Geçmişte engelli bireyler çoğu zaman liderlik ve inovasyon hikâyelerinin dışında bırakıldı. Bu liste; engelli girişimcileri, savunucuları, mühendisleri, tasarımcıları ve yaratıcıları yalnızca destek bekleyen kişiler olarak değil, çözüm üreten ve dönüşüme öncülük eden aktörler olarak öne çıkarıyor.
• Ölçülebilir etkiyi teşvik eder.
Liste, iyi niyetli söylemlerden çok pratik sonuçlara ve gerçek erişilebilirlik iyileştirmelerine odaklanıyor. Bu yaklaşım, erişilebilirlik alanındaki tartışmayı sembolik adımlardan somut çözümlere taşıyor.
• Küresel erişilebilirlik ekosistemini güçlendirir.
Bu tür listeler; farklı ülkelerden şirketleri, girişimleri, araştırmacıları, sivil toplum kuruluşlarını, aktivistleri ve kamu kurumlarını görünür kılar. Bu görünürlük yeni iş birliklerine, yatırımlara ve politika süreçlerine katkı sağlayabilir.
Bu, İş Dünyası İçin Neden Önemli?
Engelsizkariyer.com gibi istihdam odaklı bir platform için Forbes Accessibility 200 listesinin en güçlü mesajı, erişilebilirliğin iş dünyasıyla doğrudan bağlantılı olmasıdır.
Bugün erişilebilir iş yerleri ofise fiziksel olarak erişilebilen yerler anlamına gelmiyor. Erişilebilirlik artık işe alım süreçlerini, kurum içi iletişimi, dijital araçları, çalışma modelleri gibi çok daha geniş bir alanı kapsıyor.
Bu kapsamda erişilebilir bir iş yeri şu unsurları içermelidir:
• ekran okuyucularla uyumlu dijital iş başvuru sistemleri,
• kapsayıcı işe alım süreçleri,
• erişilebilir kurum içi iletişim araçları,
• iş yerinde kullanılabilen yardımcı teknolojiler,
• esnek çalışma modelleri,
• kapsayıcı liderlik anlayışı,
Forbes’un öne çıkardığı kuruluşlar, erişilebilirliğin artık sosyal bir sorumluluktan öte, rekabet gücü ve yetenek stratejisiyle yakından ilişkili bir konu olduğunu gösteriyor.
Erişilebilirliğe yatırım yapan şirketler, engelli bireylerin çalışma hayatına katılımını kolaylaştırmakla da kalmıyor. Aynı zamanda daha geniş bir yetenek havuzuna ulaşıyor, marka itibarını güçlendiriyor ve herkes için daha kullanışlı ürünler, hizmetler ve çalışma ortamları geliştiriyor.
Bu durum, dijital dönüşümün iş gücü piyasasını yeniden şekillendirdiği bir dönemde daha da önemli hale geliyor. Çünkü dijital sistemler erişilebilir değilse, dışlanma çoğu zaman daha en başta başlıyor. Ancak erişilebilirlik tasarımın ve teknolojinin merkezine en başından yerleştirilirse, dijital dönüşüm daha fazla insanın iş hayatına katılmasını sağlayan güçlü bir araca dönüşebilir.
Küresel Tanınırlık Yeni Teşvikler Yaratıyor
Forbes Accessibility 200 listesinin önemli olmasının bir diğer nedeni de erişilebilirlik alanında yapılan, ancak çoğu zaman engelli toplulukları dışında yeterince görünür olmayan çalışmaları gündeme taşımasıdır.
Erişilebilirlik alanındaki pek çok yenilik engelli girişimciler, mühendisler, tasarımcılar, aktivistler, araştırmacılar ve savunucular tarafından geliştiriliyor. Bu kişiler, engelleri teorik olarak değil, çoğu zaman kendi yaşam deneyimleri üzerinden biliyor ve buna göre çözüm üretiyor.
Buna rağmen engelli bireylerin katkıları, uzun yıllar boyunca ana akım inovasyon hikâyelerinde yeterince yer bulamadı. Tam da bundan dolayı, Forbes gibi küresel bir platform bu görünmezliği azaltmada önemli bir engeli ortadan kaldırmış oluyor. Erişilebilirlik alanındaki çalışmaları iş dünyası liderlerine, yatırımcılara, politika yapıcılara ve daha geniş kitlelere tanıtıyor.
Bu tür bir uluslararası görünürlük, şirketler için de önemli bir teşvik oluşturabilir. Kurumlar erişilebilir ürünlere, kapsayıcı işe alım süreçlerine, kullanıcı odaklı tasarıma ve ölçülebilir etkiye daha fazla yatırım yapma konusunda cesaretlenebilir. Kısacası, erişilebilirlik meselesi sembolik bir görüntüden öteye giderek yeni iş birliklerini, finansman olanaklarını, işe alım süreçlerini, politika tartışmalarını ve kamuoyunun beklentilerini doğrudan etkileyebilir.
Dünyaca Ünlü Büyük İsimler ve Güçlü Bir Mesaj
2026 listesinde Apple, Microsoft, Google, Amazon, Nike ve LinkedIn gibi dünyaca ünlü şirketlerin yanı sıra engelli liderliğindeki yenilikçiler, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, araştırmacılar ve erişilebilirlik alanının öncü isimleri de yer alıyor.
Be My Eyes, W3C, Deque Systems, Tobii Dynavox, AbilityNet ve The Harkin Institute gibi kuruluşlar, erişilebilirlik alanının ne kadar geniş ve çeşitli olduğunu gösteriyor. Listede yapay zekâ destekli görsel yardım çözümlerinden web erişilebilirlik standartlarına, iletişim teknolojilerinden mobilite çözümlerine, kapsayıcı ayakkabı tasarımlarından nöroçeşitlilik odaklı çalışmalara ve engellilik politikalarına kadar çok farklı alanlardan örnekler bulunuyor.
Bu çeşitlilik çok güçlü bir mesaj veriyor: Erişilebilirlik tek bir sektörün konusu değildir. Akıllı telefonlardan iş yerlerine, kamu politikalarından eğitime, ulaşımdan kültüre kadar hayatın her alanını etkileyen temel bir meseledir.
Erişilebilirlik Ekosisteminde Türkiye’nin Yeri
Türkiye açısından listenin en dikkat çekici örneklerinden biri, görme engelli Türk girişimciler tarafından kurulan akıllı baston şirketi WeWalk’tur. WeWalk’un uluslararası ölçekte tanınması, erişilebilirlik alanındaki yeniliklerin yalnızca küresel teknoloji devleriyle sınırlı olmadığını gösteriyor.
Bu örnek aynı zamanda şunu da ortaya koyuyor: Güçlü kullanıcı deneyimine dayanan, teknolojik yaratıcılığı toplumsal faydayla birleştiren yerel girişimler de dünyada görünür olabilir.
Bu Türkiye için oldukça önemli bir mesajdır. Çünkü Türkiye erişilebilir teknoloji, kapsayıcı istihdam, girişimcilik ve toplumsal farkındalık alanlarında ciddi bir potansiyele sahiptir. WeWalk gibi girişimlerin başarısı, daha fazla kurumun, girişimin, üniversitenin ve işverenin erişilebilirliği bir sorumluluk alanından öte bir inovasyon ve fırsat alanı olarak görmesine ilham verebilir.
Türkiye için artık soru “Engelli bireyleri nasıl destekleyebiliriz?” olmamalıdır. Daha ileri bir soru sormamız gerekiyor: “Engelli bireyler, erişilebilir teknolojiler ve kapsayıcı kurumlar iş hayatının ve toplumun geleceğini nasıl şekillendirebilir?”
Farkındalıktan Ölçülebilir Etkiye
Forbes Accessibility 200 listesinin dikkat çeken bir diğer yönü de pratik sonuçlara verdiği önemdir. Liste, yalnızca gelecek vaatlerine değil hayata geçirilmiş çözümlere, gerçek erişilebilirlik iyileştirmelerine ve ölçülebilir etkiye odaklanıyor.
Bu yaklaşım son derece değerlidir. Çünkü engelli bireylerin topluma katılımı, somut değişimlerle desteklenmediğinde kolayca sembolik bir söyleme dönüşebilir. Farkındalık kampanyaları önemli bir başlangıçtır; ancak erişilebilirlik için yalnızca konuşmak yeterli değildir. Kalıcı etki için uygulanabilir çözümlere, ölçülebilir adımlara ve gerçek dönüşüme ihtiyaç vardır.
İşverenler için bu yaklaşım, şu soruları samimiyetle sormayı gerektirir:
• Engelli adaylar iş ilanlarımıza ve başvuru sistemlerimize kolayca erişebiliyor mu?
• Mülakat süreçlerimiz kapsayıcı ve erişilebilir mi?
• Kullandığımız dijital araçlar, farklı ihtiyaçları olan çalışanlar için uygun mu?
• Engelli çalışanlar karar alma süreçlerinde temsil ediliyor mu?
• Erişilebilirliği kurumsal performansın bir parçası olarak ölçüyor muyuz?
Kapsayıcı istihdamın geleceği yalnızca iyi niyete bağlı değildir. Asıl belirleyici olan, eşit katılımı mümkün kılan sistemlerin kurulmasıdır.
Yeni Bir Küresel Standart
Forbes Accessibility 200 listesi, erişilebilirliğin artık yeni bir küresel standart haline geldiğini gösteriyor. Artık erişilebilirlik sadece bir insan hakları meselesi değil, bir ekonomik katılımın, bir inovasyonun ve bir kurumsal dönüşümün temel unsurudur. Yani firmalar için erişilebilirlik artık isteğe bağlı bir konu değildir. Sorumlu liderliğin, sürdürülebilir büyümenin ve kurumsal güvenilirliğin ayrılmaz bir parçasıdır.
Engelli profesyoneller için de bu listenin güçlü bir anlamı var. Çünkü engelli bireyler yalnızca erişilebilirlik çözümlerinden yararlanan kişiler değildir. Aynı zamanda yenilikçiler, girişimciler, uzmanlar, tasarımcılar, liderler ve değişime öncülük eden aktörlerdir.
Forbes Accessibility 200’ün asıl önemi de burada yatıyor. Bu liste yalnızca erişilebilirliği görünür kılmıyor; aynı zamanda geleceğin, herkesi düşünerek tasarlayan kurumlara ait olduğunu gösteriyor.
Hatice Nur Keskin, Serbest Araştırmacı
