A-  A+ A  |  Erişilebilirlik Anasayfam Yap Anasayfam Yap   Favorilerime Ekle Favorilerime Ekle Siteyi Öner Siteyi Öner 
Reklam: Alternatif Bank Idethonu'nda engelleri aşan yenilikçi çözümler ödüllerine kavuşuyor. 14 Nisan 2022 Saat: 16.00 Serdar Kuzuloğlu Moderatörlüğünde daha fazla bilgi için hemen tıklayın.
Hızlı İş Ara:         

Engelli Hakları 

Yazdır Arkadaşına Gönder    
Engellilerin İşe Girdikten Sonra Sağlanan (Sahip Olduğu) Haklar 

Uluslararası Hukuk

BM Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi, 2006

27.madde-Çalışma ve istihdam: 1. Taraf Devletler, engellilerin çalışma hakkını diğerleriyle eşit bir şekilde tanır ve bu hak, engellilerin açık, kapsayıcı ve erişilebilir nitelikte bir iş piyasası ve çalışma ortamında, serbestçe seçtikleri bir işte hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler, çalışırken sakatlananlar dâhil tüm engellilerin çalışma hakkının hayata geçmesini, yasama tedbirleri dâhil uygun tüm tedbirleri alarak, güvence altına almalıdır. Buna ek olarak:

a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdam sürerken, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar.

b) Adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanmasına ilişkin olarak, engellilerin hakları diğerleriyle eşit bir şekilde korunmalıdır. Bu, fırsat eşitliğini, eşit değerde bir iş için engellilere eşit ücret verilmesini ve tacizden korunma ve mağduriyetin giderilmesi dâhil olmak üzere güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarını içerir.

c) Engellilerin diğerleriyle eşit bir şekilde iş ve sendikal haklarını kullanabilmelerini sağlar.

d) Engellilerin diğerleriyle eşit bir şekilde genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, meslek içi sürekli eğitime etkili erişimini sağlar.

e) İş piyasasında engellilerin istihdam olanaklarını ve kariyer gelişimini desteklemek ve engellilerin iş aramasına ve işe başlamasına, çalışmaya devam etmesine ve işe geri dönmelerine yardım eder.

f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir.

g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder.

h) Olumlu eylem programları, teşvikler ve diğer tedbirleri de içerebilecek uygun politika ve tedbirlerle, engellilerin özel sektörde çalıştırılmasını destekler.

i) Engellilerin çalıştıkları işyerlerinde makul uyumlaştırmanın yapılmasını sağlar.

j) Engellilerin açık iş piyasasında iş tecrübesi kazanmasını sağlar.

k) Engelliler için mesleki ve profesyonel rehabilitasyon, işe uyum ve çalışmaya dönüş programları yürütür.

2. Taraf Devletler, engellilerin köle olarak tutulmamalarını sağlamalı ve engellileri zorla çalıştırılmaya ve mecburi çalışmaya karşı diğerleriyle eşit bir şekilde korumalıdır.

Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı, 1996

Bölüm 1-Madde 15: Özürlülerin toplumsal yaşamda bağımsız olma, sosyal bütünleşme ve katılma hakkı: Akit Taraflar, yaşları ve özürlerinin nedenleri ve niteliği ne olursa olsun, özürlülerin toplumsal yaşamda bağımsız olma, sosyal bütünleşme ve katılma hakkını etkili bir biçimde kullanabilmelerini sağlamak amacıyla:

1. Mümkün olduğunda genel plan çerçevesinde, ya da bu mümkün değilse, kamusal ya da özel uzmanlaşmış organlar aracılığıyla özürlülerin yönlendirilmesini, öğrenimini ve mesleki eğitimini sağlamak için gerekli önlemleri almayı;

2. Normal çalışma ortamında özürlüleri istihdam etmek ve onların istihdamını sürdürmek ve çalışma koşullarını özürlülerin gereksinimlerine uyarlamak, ya da özürlülük nedeniyle bunun mümkün olmadığı durumlarda çalışmayı buna göre düzenlemek ya da özrün düzeyine göre güvenli bir istihdam türü yaratmak için, işverenleri özendirmeye yönelik bütün önlemlerle onların istihdam edilmelerini teşvik etmeyi,

Bazı durumlarda bu önlemler uzmanlaşmış yerleştirme ve destekleme hizmetlerine başvurmayı gerekli kılabilir.

3. Özellikle, teknik yardımları da içermek üzere, iletişim ve hareket engellerinin üstesinden gelmeyi ve ulaşım, barınma, kültürel etkinlikler ve boş zaman kullanımını sağlamayı hedefleyen önlemler yoluyla özürlülerin toplumla tam olarak bütünleşmelerini ve toplum yaşamına katılmalarını teşvik etmeyi, taahhüt ederler.

Ulusal Hukuk

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 1982

Madde 10: Çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Madde 18: Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.

Madde 49: Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.

Madde 50 (2.fıkra): Bedenî veya ruhî yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.

Madde 70: Her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.

70. madde 2. Fıkra: Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.

Engelliler Hakkında Kanun, 2005

Madde 14-İstihdam: Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz.

Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. 

Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik, 2014

“İşyerlerinin engellilerin çalışma şartlarına göre düzenlenmesi” başlıklı 16’ncı madde- 1) Kamu kurum ve kuruluşları çalışma yerlerini ve eklentilerini, engellilerin erişebilirliğine uygun duruma getirmek, engellilerin çalışmalarını kolaylaştıracak gerekli tedbirleri almak ve engellilerin görev yaptıkları kadronun gereği olan işleri yapabilmeleri için engel durumlarına göre gerek duyulan yardımcı ve destekleyici araç ve gereçleri temin etmek zorundadır.

2) Engelliler, engelliliklerini artırıcı ve ek engel getirici işlerde çalıştırılamaz.

 

Ulusal mevzuatta yer alan düzenlemeler

İşe yeni başlayan engelli çalışanların vergi indirimi başvurusu: Engelli çalışanlar, işe başladıklarında vergi indiriminden yararlanmak için istihdam edildikleri kamu kurum ve kuruluşlarına müracaat etmelidirler. Kurumlar veya işverenler, bireysel başvuru olmadan, engelli çalışan yararına vergi indirimi uygulayamazlar. Böyle bir işlem yapılıp, durumun Maliye Bakanlığınca tespiti halinde, vergi indiriminden yararlanılan tutarın yasal faiziyle, çalışandan istenmesi söz konudur. Bu konudaki bilgiye sitemizin “Engelli Hakları” bölümünde “Engellilere Araç, Emlak ve Gelir Vergisinde Sunulan Muafiyetler” başlığında yer verilmiştir.

KPSS ile yerleşen ve halen çalışmakta olan memur veya memur adaylarının engelli kontenjanına dâhil edilmeleri: Engelli bireylerin hem KPSS’ye hem de EKPSS’ye girme hakları vardır. KPSS ile atanmaları halinde, atananların kendilerinden sağlık raporu isteneceğini ve bu raporda engellilik durumlarının varlığının atamayı iptal ettirebileceğini bilmeleri gerekir. Bu sorun ile karşılaşmayıp atanan ve engelli olduğuna dair en az %40 oranında sağlık kurulu raporu bulunan memur veya memur adayları çalışmakta oldukları kuruma müracaat etmeleri ve sağlık kurulu raporlarını ibraz etmeleri halinde engelli kontenjanına dahil edilebilmekte ve engellilere sağlanan haklardan yararlanabilmektedirler.

İşe girdikten sonra engelli hale gelen çalışanların durumu (memur): Bazı kurumlarda engelli kontenjanında çalışanlar “sadece işe engelli olarak girenler” olarak tanımlanmış ve işe girdikten sonra engelli olanlar kontenjana dahil edilmemişlerdir. Engelli kontenjanında, işe girerken ya da sonradan engelli olma hali olarak bir tanım ya da şart yoktur. İşe girdikten sonra engelli hale gelen tüm çalışanlar, erken emeklilik dâhil engelli bireylere tanımlanan tüm haklardan yararlanırlar. Sağlık Hizmetleri Sendikası, Devlet Personel Başkanlığına konu hakkında görüş sormuş, Başkanlık Sendikaya yazdığı cevabi yazısında (11.01.2019, 67982825-622.02-E.316 sayılı, İşe Girdikten Sonra Engelli Hale Gelen Çalışanlar Konulu yazı); işe girdikten sonra engelli hale gelen çalışanların da engelli kontenjanına dâhil edilmeleri ve kurumlarca “DPB e-Uygulama” sistemine kayıt edilmeleri gerektiğini belirtmiştir.

Devlet Personel Başkanlığının ilgili görüşlerine göre; engelli kadrosu yoktur, engelli kontenjanı vardır. “Engelli kontenjanında çalışan” ifadesi, sadece engelli olarak işe girenleri ya da sadece engelli kamu personeli seçme sınavı ile işe alınanları değil, işe girdikten sonra (KPSS ile işe girenler dâhil) engelli hale gelenleri de kapsar. Sonradan engelli hale gelen memurun engelli kontenjanına geçmesi için; çalışanın engelli sağlık kurul raporunu, kurumuna ibraz etmesi, kurumun da bu raporu e-DPB Uygulamasına kayıt etmesi zorunludur. Bu çalışanların, engelli kontenjanında çalışanlar adına tanımlanmış hakları kullanmaları için (nöbet muafiyeti dâhil), yeniden engelli sağlık raporu almaları istenmez ve vergi indirimi belgesi almaları zorunlu tutulamaz.

Süreli engelli sağlık raporu ile engelli olarak işe başlayan çalışanların durumu: 1475 sayılı İş Kanununda; “sakatlık dereceleri % 40'ın üzerindeyken işe girip de daha sonra durumlarında bir iyileşme görülerek dereceleri % 40'ın altına düşenler sakat kadrosunda çalışmaya devam ederler” hükmü varken, bu hüküm; 22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunun 120. maddesiyle kaldırılmıştır. Yeni İş Kanununda engel oranları düşen işçilere dair bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak bu durumun Sözleşmenin feshi ile ilgili hususlar içinde yer almadığının da bilinmesi gerekir.

Süreli engelli raporların değişiminde, engel oranı %40’ın altında kalanlar, engelli olarak değerlendirilmediğinden, engel oranları düşenler hakkında “kazanılmış bir hak” tanımlanmadığından ve mevcut “istihdam ve çalışma mevzuatında”; engelli tanımında “en az %40 engelli olanlar” ifadesi geçtiğinden; engelli kontenjanından çıkacaklardır. Bu durumda olan memurlar, memuriyete devam edecekler ancak erken emeklilik hakkı dahil hiçbir engelli hakkını kullanamayacaklardır.

Engelli çalışan hakkında uygulanacak gece mesai saatleri hakkında düzenlemeler

Memurlar için: DMK 101. maddede "gece nöbeti ve gece vardiyası" tanımı olmadığından, engelli çalışanın hangi saatler arasındaki çalışmadan muaf olacağına dair Devlet Personel Başkanlığının (DPB) konu hakkında görüşüne bakılmalıdır. Başkanlığın, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 101. maddesinde yer alan “gece” kavramının tanımı hakkında yayınladığı 08.02.2016 tarih ve 819 sayılı görüş içinde engelli ve engelli yakını olan çalışanlara yönelik bilgiler de yer alır. Bu görüş metninin sonuç bölümü aşağıdaki gibidir.

“Bu itibarla, 657 sayılı Kanunun 101. maddesinde geçen "gece nöbeti ve gece vardiyası" kavramının tanımına ilişkin herhangi bir hükmün 657 sayılı Kanunda bulunmadığı,

2010/2 sayılı Başbakanlık Genelgesinin (3) numaralı fıkrasında bakmakla yükümlü olduğu engelli aile bireyi bulunan memurun mesai saatleri dışındaki nöbet görevinden ve gece vardiyasından muaf tutulacağının belirtilmesi suretiyle mesai saatleri dışındaki vardiyaların gece vardiyası olarak nitelendirildiği, bu nitelendirme dikkate alındığında 657 sayılı Kanunun 101. maddesinde yer alan "gece vardiyası" kavramının da aynı şekilde yorumlanmasının mümkün bulunduğu, günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerinde görev yapan hamile veya doğum yapmış memurların mezkur Kanunun 100. maddesine istinaden belirlenen günlük çalışma saatleri içindeki vardiyalarda çalıştırılması gerektiği, 657 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi kapsamında istihdam edilen ve günün 24 saatinde devamlılık gösteren hizmetlerinde görev yapan engelli memurların isteği dışında Kanunun 100. maddesine istinaden belirlenen günlük çalışma saatleri dışındaki vardiyalarda çalıştırılmaması gerektiği, mütalaa edilmektedir”.

İşçiler için: İş Kanununda gece çalışma sürelerinin açıklanması vardır. Gece süresi ve gece çalışmaları başlıklı Madde 69; “Çalışma hayatında "gece" en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat 06.00'ya kadar geçen ve her halde en fazla on bir saat süren dönemdir” ifadeleri yer alır. İşçiler için gece çalışma süre 7,5 saati geçemez. Daha uzun sürecek ise işçinin yazılı onayının alınması zorunludur.

Engelli memur için günlük çalışma saatlerinin tespiti: Devlet Memurları Kanunu 100. maddeye göre; engelli memurlar için; engel durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme süreleri merkezde üst yönetici, taşrada mülki amirlerce farklı belirlenebilir.

Engelli Aday Memurların Yetiştirilmeleri (Aday memur sınavı)

Kurumlar, Aday Memurların Yetiştirilmelerine İlişkin Genel Yönetmelik hükümlerine göre aşağıdaki önlemleri alır:

“Temel Eğitim Kurulunun görevleri. Madde 19 – Kurul aşağıdaki görevleri yerine getirir;

f. Durumları normal eğitime elverişli olmayan sakat aday memurlarla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcilerinden oluşan bir komisyon kurmak ve aşağıdaki hususları bu komisyon vasıtasıyla yerine getirmek;

1) Temel Eğitim programlarını hazırlamak,

2) Temel Eğitim sınav sorularını hazırlatmak,

3) Eğitim ve sınavların nerede ve nasıl yapılacağına karar vermek,

4) Öğretim ve eğitim elemanlarının seçimi ve sınav komisyonlarının teşekkül tarzını tespit etmek,

5) Gerektiğinde mevcut eğitim programlarına göre sakatların eğitimlerinin sağlanması ve sınavlarının yapılması için sakatlara eğitim veren okullar ve rehabilitasyon merkezlerinden nasıl yararlanılacağını belirlemektir.”

TSK Aday Memur Yetiştirilmesine İlişkin Yönetmelik (Değişik:16.06.2014) kapsamında engelli memurlar için aşağıdaki ifadeler bulunur:

“Madde 6-2.Temel Eğitim Kurulu ve Görevleri: (d) Ayrıca durumları normal eğitime elverişli olmayan sakat memurlarla ilgili olarak, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcilerinin oluşturduğu bir komisyon vasıtasıyla, eğitim programlarının, sınav sorularının hazırlanması, sınavların nasıl ve nerede yapılacağının tespitini, eğitim öğretim elemanlarının seçim ve sınav komisyonlarının teşekkül tarzını tespit ve gerektiğinde sakatlara eğitim veren okullar ve rehabilitasyon merkezlerinden nasıl yararlanılacağını belirtmekten sorumludur”.

Engelli çalışanın nöbet muafiyeti

Memur için: Devlet Memurları 101. maddede “…engelli memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez” ifadesi yer alır.

Sözleşmeli personel için: Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara göre sözleşmeli engelli çalışana isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez.

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli için: Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Yönetmeliğinin 42.maddesine göre (12.12.2016); engelli memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez.

TSK’da görev yapan memurlar için: TSK İç Hizmet Yönetmeliği 382. Madde (ı fıkrası) gereği engelli memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez.

TSK’da muvazzaf personel için: Henüz nöbet muafiyeti ile ilgili düzenleme yoktur. Bu durum muvazzaflar adına, bir hak ihlali olarak kabul edilmelidir.

Engelli öğretmenlerin nöbet muafiyeti ve ders programları hakkında: MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğine göre (07.09.2013, RG Sayısı: 28758); haftalık ders programı düzenlenirken (madde 12); okulların eğitim ortamı, öğretmen durumu, engelli öğretmenler, engelli çocuğu bulunanlar, süt izni kullananlar, fizikî şartlar ve pedagojik esaslar göz önünde bulundurulur. Aynı Yönetmeliğin 92. maddesine göre; engelli öğretmenlere nöbet görevi verilmez. Ancak bu durumdaki öğretmenlere istemeleri hâlinde, gün tercihlerine öncelik verilerek nöbet görevi verilir.

Öte yandan, MEB Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğine göre (madde 5); haftalık ders programı, öğretim yılı başında ve gerekli hâllerde ders yılı içinde okul yönetimince hazırlanır. Bu programda yönetici ve öğretmenlerin okutacakları derslerin gün ve saatlere göre dengeli olarak dağılımı yapılır ve ilgililere imza karşılığı duyurulur (açıklama; engellilik de bu mazeretler içindedir). Yönetmeliğin 44. maddesine göre; bu durumdaki öğretmenlere istemeleri hâlinde, gün tercihlerine öncelik verilerek nöbet görevi verilir.

Engelli işçiler için: Engelliler Hakkında Kanun, memur, işçi, muvazzaf, sözleşmeli ayrımı yapmaz. Kanunda yer alan; engelliler için çalışma şartlarının uygunluğunun zorunluluğu dikkate alındığında; engelli işçinin vardiya seçiminde, çalışanın onayının alınması zorunludur.

İşçiler için Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe bakılmalıdır. Yönetmeliğin, “İşçi Postalarının Değişme Süresi” başlıklı 8’inci maddesine göre; “Gece ve gündüz işletilen ve nöbetleşe işçi postaları çalıştırılarak yürütülen işlerde postalar; en fazla bir iş haftası gece çalıştırılan işçilerin, ondan sonra gelen ikinci iş haftasında gündüz çalıştırılmaları suretiyle ve postalar birbirlerinin yerini alacak şekilde düzenlenir. Zorunluluk olmadıkça işçilerin postaları değiştirilemez. Ancak 4857 sayılı İş Kanun’unun 69’uncu maddesi uyarınca, gece çalışması nedeniyle sağlığının bozulduğunu raporla belgeleyen işçiye işveren, olanakların elverdiği ölçüde gündüz postasında durumuna uygun bir iş verir.”

Yukarıdaki bilgiler için bakınız: DMK, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar, TSK İç Hizmet Yönetmeliği, Jandarma Genel Komutanlığı Nöbet Hizmetleri Yönetmeliği, Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği, MEB Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, DPB’lığı Görüşleri.

İdari izinler

TSK’da görev yapan engelli işçilerin izinleri: 10-16 Mayıs Engelliler Haftasının ilk günü ve 3 Aralık Engelliler Gününde, ayrıca olumsuz hava koşulları nedeni ile Valiliklerce okulların tatil edilmesi halinde aynı bölgedeki engelli işçiler idari izinli olacaklardır. Engelliler Haftası nedeni ile düzenlenen toplantılara delege olarak katılacaklar ise belgelemeleri kaydıyla üç güne kadar ücretli izin verilebilir.

Engelli memurun idari izinleri: 3 Aralık 2002 tarihli Başbakanlık Genelgesinin (2002/58) 3. Maddesi: “Ulusal düzeyde kabul edilen 10-16 Mayıs Sakatlar Haftasının ilk günü ile 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü’nde, özürlülere yönelik faaliyet gösteren Konfederasyon, bağlı federasyonlar ve derneklerin kamu görevlisi olan yönetim kurulu üyeleri ile kamuda görev yapan tüm özürlüler idari izinli sayılacaktır. Olumsuz hava koşulları nedeniyle valiliklerce okulların tatil edilmesi halinde aynı bölgedeki kamu görevlisi özürlüler, ayrıca bir talimat ve talebe gerek kalmadan, belirlenen tatil süresince izinli sayılacaktır”.

Açıklama: 657 sayılı Kanunun 4.maddesi; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür” şeklindedir. Genelgede “kamu çalışanları” ifadesi geçtiğinden, kamuda çalışan engelli işçilerin de Genelgede ifade edilen günlerde kamuda çalışan tüm engelliler, statüsüne bakılmadan idari izinli sayılacaklar. Özel sektörde, bu Genelgenin uygulanması, işverenin inisiyatifindedir.

TSK’ da görev yapan engelli memurların idari izinleri: Ocak 2015’de, TSK da görevli engelli memurların; 3 Aralık Engelliler Gününde, 10-16 Mayıs Engeliler Haftasının ilk gününde ve olumsuz hava şartları nedeniyle valilik tarafından tatil edilen günlerde, ayrıca bir talimata gerek kalmadan belirlenen tatil sürecince idari izinli sayılacakları ilgili yazıda belirtilmiştir. Ayrıca görme engelli, az gören, gece körlüğü ve yürüme engeli olanların, kış saati uygulamasının olduğu aylarda (mesai saati bitiminin karanlığa geldiği günler için ) yaşayabilecekleri olası kazaları önlemek için mesai saati düzenlemesinin yapılmasının uygun olduğu, bu düzenlemenin Genel Kurmay Başkanlığı Karargâhında ilgili dair başkanlıkları, diğer birlik/ kurumlar için ise Birlik Komutanı/ Kurum Amiri tarafından yapılacağı dair yayınlanan yazıda belirtilmiştir. Çalışanlar; “Genel Kurmay Başkanlığı tarafından Ocak 2015’ de yayınlanan yazı. İlgi: Per: 26702250-1360   14/Per. İşl. D. Svl. Me. ve İşçi Ş. “ yazıyı kurumlarından talep edebilir.

Engelli çalışana yeşil pasaport verilmesi

23.08.2015 tarihlinde (RG sayı: 29454) yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin Sözleşmede, 3. derece şartı aranmadan engelli çalışanlara (memur) yeşil pasaport verilmesi hususunda çalışma yapılacağı bildirilmiştir. Ancak bu yönde yasal düzenleme henüz yapılmamıştır.

Kurumlarda lojman düzenlemesi (memur)

1984 tarihli Kamu Konutları Yönetmeliğinde 11.07.2020 tarihinde yapılan düzenleme ile “Yüzde kırk ve üzerinde engelli olduğunu yetkili sağlık kurullarından alınan rapor ile belgelendiren engelli personel ile kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı her bir engelli aile ferdi (eş ve çocuk dahil) için (+ 40) puan verilmiştir. Aynı zamanda gaziler ile şehit yakınlarının (eş, çocuk, anne, baba ve kardeş) her biri için (+ 40) puan verilmiştir.

TSK’da çalışan işçilere yönelik düzenlemeler

TSK’daki işçilerin ücretsiz mazeret izni: İşçinin müracaatı üzerine, en yakın amirinin ve işveren vekilinin muvafakatini almak kaydıyla, işveren vekili tarafından her hizmet yılında toplam 45 güne kadar ücretsiz mazeret izni verilir. Ancak işçinin eş, anne, baba, kardeş ve çocuklarından ibaret yakınlarından birisinin, işçinin bizzat bakımına muhtaç olarak tedavisi yapılabilecek bir hastalığa yakalanması ve bunu kanıtlaması halinde bu izin süresi 60 güne kadar uzatılabilir (MSB 24. Dönem Toplu İş Sözleşmesi metni).

Türk HARBİŞ Sendikası Genel Merkez Yönetiminin, Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ile 14. Temmuz 2017 tarihinde yaptığı görüşme sonucu mutabakata varılan hükümlerden biri "engelli işçiler'' hakkında olmuştur. Bu karar şudur: "Çalışan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemleri alır''.

MSB 27.Dönem Toplu İş Sözleşmesi Metni, 29.08.2019

Madde 15-İşveren yükümlülüğü: Çalışan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerinde önlemler alınır.

Madde 32-İşe geç gelme: Meşru bir mazereti olmaksızın işe geç gelen işçiyi, tam veya yarım gün işe başlatıp başlatmamakta işveren vekili serbesttir. Ancak bir takvim yılı içinde toplam 12 defayı geçmemek üzere bir ay içinde 2 defa ve 45 dakikaya kadar geç gelen işçiyi, işveren vekili işe başlatır. İşçi bu süre içinde 15 dakikaya kadar geç kalmışsa ücretli, 15 dakikadan fazla geç kalmışsa yarım saat, yarım saatten fazla geç kalmışsa bir saat ücretsiz izinli sayılır (engelli ve malul gaziler için bu süreler iki katıdır. Bir aylık süre her ayın 15’inda başlar.

Madde 37-İşçinin nakil isteği: Nakle esas olacak söz konusu mazeretin belgelendirilmesi zorunludur.

1. İşçinin sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisi, eşi, bakmakla yükümlü olduğu çocukları, annesi ve babasının (üvey anne ve baba dahil) hastalığının çalıştığı işyerinin bulunduğu yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya görev yapılan yerin söz konusu kişilerin sağlık durumunun tehlikeye düşüreceğinin mevzuata uygun alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi gerekir. İşçi, başka kurumlardaki işyerlerine değil bu Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki işyerlerine nakli söz konusu olur. Engellilik mazereti TİS metninde özel olarak belirtilmemiştir. Ancak işçi, kendisi engelli ise engelli sağlık kurul raporunu, yukarıda belirtilen yakınlarının ağır engellilik durumlarında ise yakınlarının durumlarını belgeleyerek nakil başvurusunda bulunabilirler.

Madde 61-Diğer ücretli izinler d) İşçinin anne, baba, eş ve çocuklarının muayene ve tedavilerinin için ikamet ettiği il sınırları dışında bir hastaneye SGK’nın sigortalı adına sağlık hizmeti satın aldırdığı hastaneler, Devlet ve üniversite hastaneleri hekimlerince refakatçi nezdinde gönderildiğinin belgelenmesi kaydıyla işçiye bir dafada bir günden az olmamak ve yılda beş günü geçmemek üzere refakatçi izni verilir.

e) İşyerinde engelli kadrosunda çalışan işçilerden engelliler haftasında düzenlenen toplantılara delege olarak katılacaklar ile …..belgelemeleri kaydıyla üç güne kadar ücretli izin verilir. Ayrıca işyerinde çalışan engelli işçiler ulusal düzeyde kabul edilen 10-16 Mayıs Engelliler haftasının ilk günü ile 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde ve olumsuz hava koşulları nedeni ile Valiliklerce okulların tatil edildiği günlerde, o yörede yaşayan engelli işçi, idari izinli sayılır.

Madde 62 a) Ücretsiz mazeret izni: İşçinin müracaatı üzerine en yakın amirinin ve işveren vekilinin muvafakatını almak kaydıyla işveren vekili her hizmet yılında toplam 45 güne kadar üzretsiz mazeret izni verilir. Ancak işçinin anne, baba, eş ve çocuklarından ibaret yakınlarından birinin işçinin bizzat bakımına muhtaç olarak tedavisi yapılabilecek bir hastalığa yakalanması ve bunu kanıtlaması halinde bu izin 60 güne kadar uzatılabilir.

ç) İşçinin bakmaya mecbur olduğu veya işçinin refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek anne, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin kaza geçirmesi veya önemli bir hastalığa tutulmuş olması hallerinde bu hallerin hekim raporu ile belgelendirilmesi şartıyla istekleri üzerine en çok 6 aya kadar ücretsiz izin verilebilir. Aynı şartlarda bu süre bir katına kadar uzatılabilir.

d) Analık İzni veya Ücretsiz İzin Sonrası Yapılacak Kısmi Süreli Çalışmalar Hakkında Yönetmelik esasları uygulanır.

Madde 74-Servis hizmeti: İşveren özel otolarıyla işyerine gelenlerle ortopedik engellilere özel otoları için olanak varsa uygun bir park yeri ayırır.

Madde 78-Vizite işlemleri: İşçilerin vizite ve sağlık tesislerine gönderilmeleri aşağıdaki şekilde yaptırılır: İşyeri vekilleri, işyerinin vizite ve sağlık tesislerine uzaklığını, işçilerin bu tesislere gidip gelmesinde işyerinin ve mahallin vasıta olanaklarını da dikkate alarak yolda geçen en az ve en çok süreleri tespit ve ilan eder. Bu sureler ortopedik engelli ve kör işçiler için iki katıdır.

Kurumlar arası geçiş ve becayiş ile ilgili mevzuat

Kurumlar arası geçiş: Bir memur çalışmakta olduğu kurumdan başka bir kuruma geçiş yapmak istediğinde 657 sayılı Kanunun (DMK) kurumlar arası geçiş hükümleri uygulanır. DMK’nın “Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri” başlıklı 74. maddesinde; "Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteği de şarttır." ifadesi yer alır.

Bunun anlamı; memurların adaylıklarının bitmesi şartı ile kurumların muvafakati ile diğer bir kuruma nakillerinin mümkün olduğudur. 657 sayılı Kanuna göre adaylık süresinin 1 yıldan az, 2 yıldan fazla olmayacağı unutulmamalıdır.

Kurumlar arası geçiş işlemleri: Kurumlar arası geçiş yapmak isteyen memur öncelikle geçiş yapmak istediği kurumun mevcut geçiş hükümleri varsa bunları bilerek o kuruma gerekli müracaatı yapar. Müracaatında kurumu neden istediğini belirtir (aile birliği mazereti, memurun eğitimini aldığı mesleği yapmak istemesi, KPSS ya da EKPSS sonucu farklı kuruma atanma gibi). Bu konuda engelliliğe yönelik özel bir hüküm yoktur. Ancak memur dilekçesinde, kurumlar arası geçişi istemekteki amacının engelliliğinden doğan sebeplerle olduğu vurgusunu yapabilir. Geçiş yapılması istenen kurumda memurun derece, kademe ve pozisyon olarak bulundukları yerden aşağıda olmaması gerekir. Bu durumda geçiş yapılacak kurumda memurun derece, kademe ve özlük haklarının daha iyi durumda olması gözetilecektir. Geçiş yapılmak istenen kurum, başvuru yapan memuru almak istediğinde memurun kurumuna resmi yazar.

Kurumların memur için olur vermesi yani muvafakat vermesi her zaman mümkün olmayabilir. Geçiş yapılması istenen kurumun personel ihtiyacının olmaması, kadro ve teşkilat yapısının uygun olmaması gibi nedenler olabileceği gibi, halen çalışılmakta olan kurum personelini vermek istemeyebilir, personel ihtiyacı nedeniyle geçiş isteyen memura muvafakat vermeyebilir. Eğer geçiş yapılmak istenen kurumdan muvafakat alınıp mevcut kurumdan alınamadıysa yapılacak iş; hukuki süreç başlatmaktır. Adli sürecin ne şekilde sonuçlanacağı bilinmemekle birlikte çalışanın geçiş yapacağı kurumla ilgili üstün yararının gözetileceği açıktır. Muvafakat alamadığı için kurumundan istifa etmek isteyenlerin istifanın onaylandığı tarihten itibaren 6 ay süre ile yeniden Devlet Memurluğuna atanamayacaklarını bilmeleri gerekmektedir.

Kurumlar arası geçiş hakkında Devlet Personel Başkanlığı Görüşleri

1. Görüş tarih ve sayısı: 01.10.2014-5272: 2012 ÖMSS ile ….atanan memurun kişisel ihtiyaçlarını tek başına karşılamakta zorlandığı için bir defaya mahsus olmak üzere yer değişikliği yapabilme imkanı sağlanmasına ilişkin haktan yararlanarak .. İl merkezinde herhangi bir kamu kurum veya kuruluşunun memur kadrosuna naklen atanmasına dair görüş yazısında; il merkezinde teşkilatı bulunan başka bir kamu kurum veya kuruluşunda istihdam edilebilmek için öncelikle naklen geçmek istenilen kurumlara başvuru yapılması, başvuru sonucunda ilgili kurumca talebin uygun görülmesi ve akabinde de halen çalışılan kurumca muvafakat verilmesi kaydıyla naklen atanmanmanın mümkün olduğu mütalaa edilmektedir.

2. Görüş tarih ve sayısı: 09.05.2013-6382: Milli Eğitim Bakanlığından muvafakat alınmadan ilişiği kesilerek İçişleri Bakanlığına bağlı bir kurumda göreve başlatılan memurun, yeni atandığı kuruma ibraz ettiği personel nakil bildirim formunun kabul edilmediği ve bu nedenle yolluk yapılmadığı, daha önceki hizmetlerinizin kabul edilmeyip aday memur statüsünde olduğundan adaylığının kalkmasını müteakip hizmet birleştirmesinin yapılabileceğinin memura bildirildiğinden bahisle yapılan başvuruya verilen yanıtta; Devlet memurlarının kurumlar arasında naklen geçişleri muvafakat şartına bağlandığından, ilgili kadroya atanabilmek için Milli Eğitim Bakanlığından muvafakat alınmasının gerektiği, muvafakat verilmesi üzerine VHKİ kadrosuna atanma halinde ise daha önce asaletin onaylanması nedeniyle yeniden aday memur eğitimine tabi tutulmaması gerektiği değerlendirilmektedir.

Becayiş

DMK’nın 73. Maddesine göre; aynı Kurumun başka başka yerlerde bulunan aynı sınıftaki memurları, karşılıklı olarak yer değiştirme suretiyle atanmalarını isteyebilirler. Bu isteğin yerine getirilmesi atamaya yetkili amirlerince uygun bulunmasına bağlıdır.

Atama ve yer değişikliği ile ilgili mevzuat

Eğer bir kurumda, kuruma ait atama ve yer değişikliğine ilişkin yönetmelik yok ise ya da var olan yönetmelik içinde engellilere yönelik düzenlemeye yer verilmemiş ise; Devlet Memurlarının Yer Değiştirmesi Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri geçerlidir.

Atama ve yer değişikliği nedeniyle kuruma dilekçe verileceğinde; dilekçelerine olumsuz yanıt alanların, Kamu Denetçiliği Kurumuna (KDK) başvurmalarını öneririz. KDK’nın engelli bir çalışanın, kurumu tarafından reddedilen tayin talebine karşılık KDK başvurusu sonrası KDK’dan aldığı olumlu (ilgili Bakanlıkça, engelli çalışanın talebinin karşılanması gerektiğine yönelik) tavsiye kararını incelemek için bakınız KDK Kararı, 17.1.2018, sayı: 53878609-101.07.04-E.874): https://www.ombudsman.gov.tr/wp-content/uploads/2018/09/karar-2018-3639.pdf

Sağlık ve engellilik mazeretleri farklıdır. Mevzuatta engellilik ve sağlık mazeretine bağlı yer değişikliği şartları ayrı ayrı hükümlerde yer alır. Birçok kurum her iki mazereti birbirine karıştırdığı için engellilik mazeretinde, atamaya esas sağlık raporu istemekte ve bu raporların yıllık yenilenmesini talep etmektedir. Oysa bu şartlar sağlık mazereti için geçerlidir. Engellilik mazeretine bağlı yer değişikliklerinde, yetkili hastaneden alınan sağlık kurul raporları geçerlidir ve engellilik hali devam ettiği sürece çalışanın yer değişikliği yapılamaz.

Öte yandan mevzuatta ağır engellik, bakıma muhtaç ve bakmakla yükümlülük ifadeleri geçmektedir. Ağır engellilik-bakıma muhtaçlık ve karşılığı olan ifadeler hakkında bilgi için kitabın “ağır engelliğin ve bakıma muhtaçlığın karşılığı olan ifadeler” başlığına, bakmakla yükümlülük hakkında bilgi için “bakmakla yükümlülük nedir” başlığına bakınız.

Bir defaya mahsus atama ifadesi: Danıştay 16. Dairesinin 2.7.2015 tarihli ve Esas No: 2015/10808 sayılı Kararı ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirmesi Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Ek madde 3’de yer alan “bir defadan fazla” ibaresinin yürürlüğü durdurulmuştur. Bunun ardından, Danıştay 2. Dairesinin 21.3.2018 tarihli ve E.: 2016/9697, K.: 2018/1891 sayılı Kararı ile, bu maddede yer alan “bir defadan fazla” ibaresi iptal edilmiştir. Bu gelişmeden dolayı engelli ve engelli yakını olanlar, engelliliğe bağlı birden fazla atama talebinde bulunabilmektedir.

Atama ve yer değişikliği ile ilgili mevzuat ile ilgili “Engelli Çalışanların Atama ve Yer Değişikliği-Kurum Değişikliği Hakları” başlığına bakınız.

İşyerlerinin ve çalışma koşullarının engelliliğe uygun hazırlanması sorumluluğu

İster kamu kurum ve kuruluşlarında olsun ister özel sektörde olsun, çalışma ortamlarının engelli bireylere uygun olarak hazırlanması, yasal zorunluluktur. Bu zorunluluk, engelli çalışanın işe gidip gelmesi süresini de kapsayan, tüm çalışma aşamalarını içermek durumundadır. Erişilebilir servis hizmetinin sağlanması ve özellikle engelli çalışanın verilen işi etkin bir biçimde yapabilmesi için bireysel taleplerinin karşılanması (makul düzenleme) zorunludur. Makul taleplerin işverence reddinin, Sözleşmeye aykırı ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanuna göre de “makul düzenlemenin reddi ile ayrımcılık” olacağı akılda tutulmalıdır.

Makul Uyumlaştırma: Çalışma ortamlarının erişilebilir olması için gerekli önlemler alınıncaya dek makul uyumlaştırmanın yapılması zorunludur. Yani erişilebilirlik önlemini henüz alınmamışsa, engelli çalışanın çalışma ortamına uyumu için gerekli düzenleme yapılmak zorundadır.

BMEHS’de geçen makul uyumlaştırma; engellilerin tüm insan haklarını ve temel özgürlüklerini diğerleriyle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere somut durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve uyarlamaları ifade eder. Aynı tanım, aynı ifadelerle Engelliler Hakkında Kanunda da yer almıştır.

Bunun yanında Sözleşme’de evrensel tasarım ve kapsayıcı tasarım ifadeleri de geçer. Evrensel tasarım? ve kapsayıcı tasarım, ürünlerin, çevrenin, programların ve hizmetlerin özel bir tasarıma veya uyarlanmaya gerek duyulmaksızın, mümkün olduğunca herkes tarafından kullanılabileceği şekilde tasarlanmasıdır. Evrensel tasarım ve? kapsayıcı tasarım, gerek duyulduğu takdirde özel engelli grupları için yardımcı cihazların tasarımını da kapsamaktadır.

Verilen işin ve çalışma ortamlarının engelliliğe uygun düzenlenmesi zorunludur. Bu bölüm girişinde verdiğimiz uluslararası sözleşmelerin maddelerine ve Anayasa maddelerine ilave olarak aşağıda, tüm çalışma süreçlerinin engelli çalışana uygun hale getirilmesine yönelik mevzuata yer verilmiştir.

Avrupa Sosyal Şartının (Gözden Geçirilmiş) 22.maddesi; çalışma koşullarının ve çalışma ortamının düzenlenmesine ve iyileştirilmesine katılma hakkı ile ilgilidir. Buna göre; Akit Taraflar, çalışanların işletmede çalışma koşullarının ve çalışma ortamının düzenlenmesine ve iyileştirilmesine katılma haklarını etkili bir biçimde kullanmalarını sağlamak amacıyla, ulusal mevzuat ve uygulama uyarınca çalışanların ya da temsilcilerinin; çalışma koşullarının, işin örgütlenmesinin ve çalışma ortamının düzenlenmesi ve iyileştirilmesine, işletmede sağlığın ve güvenliğin korunmasına, işletmede sosyal ve sosyo-kültürel hizmetlerin ve olanakların örgütlenmesine ve bu konulardaki düzenlemelere ilişkin uyumun denetimine katılma olanağı veren önlemler almayı ya da bunları özendirmeyi; taahhüt ederler.

Bilgilendirilme ve danışılma hakkı: İş yerlerinde alınacak önlemlerin belirlenmesinde, işçi temsilcilerinin bilgilendirilmesi ve onlara danışılması zorunludur. Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartının 21.maddesine göre, çalışanların çıkarlarını etkileyebilecek, özellikle de işletmenin istihdam durumunda önemli bir etkiye sahip olacak nitelikteki, alınması düşünülen kararlar hakkında bunlara zamanında danışılmasına olanak veren önlemleri almayı ya da bunu özendirmeyi taahhüt ederler.

Engelliler Hakkında Kanun, istihdam aşamalarında ayrımcılığı yasaklar. Kanunun 14.maddesine göre; “çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri azaltmaya veya ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve işyerinde fiziksel düzenlemelerin bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işyerleri tarafından yapılması zorunludur.

Servis Hizmeti: Engelliler Hakkında Kanunun Geçici 3. maddesine göre; 07.07.2018 tarihine kadar, servis taşımacılığı yapan gerçek ve tüzel kişiler, engelli personel veya öğrenciye talep hâlinde erişilebilir taşıma hizmetini sağlamakla yükümlüdür.” Buna göre servis hizmeti olmayan taşra teşkilatlarında, engelli çalışanın erişilebilir servis hizmeti talep etmesi halinde, servis hizmetinin olmayışı, talebin karşılanmama gerekçesi olmaktadır. Yasa maddesinin; “servis hizmeti olsun olmasın, engel durumunun gereklilikleri dikkate alınarak; servis hizmetinin sağlanmasının zorunlu olduğuna dair düzenlenmesi gerekmektedir.

Yurtiçinde İşe Yerleştirme Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğe göre; “İşyeri ve çalışma koşullarının engellilere göre hazırlanmasında işverenlerin sorumluluğu vardır. İşverenler, işyerlerini engellilerin çalışmalarını kolaylaştıracak ve işin engelli çalışana uygunluğunu sağlayacak şekilde hazırlamak, sağlıkları için gerekli tedbirleri almak, mesleklerinde veya mesleklerine yakın işlerde çalıştırmak, işleriyle ilgili bilgi ve yeteneklerini geliştirmek, çalışmaları için gerekli araç ve gereçleri sağlamak zorundadırlar. Uygun koşulların varlığı halinde çalışma sürelerinin başlangıç ve bitiş saatleri iş kanunlarında belirtilen sürelerden az olmamak koşuluyla, engellinin durumuna göre belirlenebilir (madde 18).”

Bu Yönetmeliğe göre; “yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz. Engelliler, sağlık kurulu raporunda çalıştırılamayacakları belirtilen işlerde çalıştırılamazlar. (madde 19).”

Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmeliğe göre; işyerlerinin engellilerin çalışma şartlarına göre düzenlenmesi ve verilen işin, engel durumuna uygun olması zorunludur (madde 16): Kamu kurum ve kuruluşları çalışma yerlerini ve eklentilerini, engellilerin erişebilirliğine uygun duruma getirmek, engellilerin çalışmalarını kolaylaştıracak gerekli tedbirleri almak ve engellilerin görev yaptıkları kadronun gereği olan işleri yapabilmeleri için engel durumlarına göre gerek duyulan yardımcı ve destekleyici araç ve gereçleri temin etmek zorundadır (1.fıkra). Engelliler, engelliliklerini artırıcı ve ek engel getirici işlerde çalıştırılamaz (2.fıkra).

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı (memur): Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Başkanlığı tarafından 28 Ağustos 2019 tarihinde (2019/1 Karar No) yayınlanmıştır ve Kararda engelli ve engelli yakını olan kamu çalışanlarına yönelik hususlar da yer almıştır. “Engelli kamu görevlilerine yönelik düzenlemeler” başlıklı 44.maddeye göre; “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmakta olan engelli kamu görevlilerine yönelik olmak üzere; yürütmekte oldukları görevlerine intibaklarını ve mesleki verimliliklerini arttırmak üzere mesleki uyum eğitimleri düzenlenmesi, engelliliklerinden kaynaklanan dezavantajlı durumların asgariye indirilmesi amacıyla fiziki çalışma koşullarının iyileştirilmesi, memuriyet mahalli dışında eğitim, kurs, seminer ve benzeri çalışmalar için görevlendirilmesi ve gerekli olması halinde kuramca refakatçi görevlendirilmesi, kamu konutlarından yararlanmada pozitif ayrımcılık sağlanması amacına dönük olarak gerekli tedbirlerin alınması hususunda ihtimam gösterilir”.

Sendikal Gelişmeler Doğrultusunda Alınacak Önlemler Konulu Genelge 2009/12: “Engelli kamu çalışanlarına yönelik olarak; Engelli personel istihdam eden kurum ve kuruluşlar, mahalli idareler ve ilgili kurumlarla koordinasyon temin edilmek suretiyle kamu kurum ve kuruluşu yönüyle ayırım yapılmaksızın engelli kamu görevlilerinin kamuya ait servis araçlarından yararlandırılmaları, engelli kamu çalışanlarının atama ve yer değiştirmelerinde engelleri açısından sıkıntı oluşturmayacak hizmet alanlarında ve birimlerinde görev yapmalarını sağlayacak tedbirlerin alınması, kamu hizmet binalarının engelli kamu çalışanlarının çalışma şartlarını kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi hususlarına azami özen gösterilecektir (03.07.2009, RG sayı: 27277).”

Engellilik gelir vergisi indirimi

Tüm engelli çalışanlar, vergi indirimi başvurusu kabul edildiğinde bu haktan yararlanır. Burada dikkat edilmesi gereken; kurumların, engelli çalışan vergi dairesine başvurup onay almadan, vergi indirimi uygulamasını yapmaya hakkı olmadığıdır. Eğer engelli çalışanın vergi dairesine başvurusu olmadan, kurum vergi indirimi yaparsa, bu durum tespit edildiğinde, kurum hatası olmasına rağmen, vergi indirimi karşılığında çalışanın hak ettiği tüm ücretler faiziyle geri alınacaktır.

Vergi indirimi hakkında bilgi için sitemizin “Engelli Hakları” bölümünde “Engellilere Araç, Emlak ve Gelir Vergisinde Sunulan Muafiyetler” başlığına bakınız. 

Engelli Çalışanların Erken Emeklilik Hakları

Engelli çalışanlar, yaş beklemeden erken emeklilik hakkına sahiptir. Bilgi için sitemizin “Engelli Hakları” bölümünde “Engellilerin sosyal güvenlik hakları ve erken emeklilik” ile ilgili başlıklara bakınız.

Engelli işçiler ile ilgili diğer mevzuat

Engelli işçilerin fazla çalışmaması için başvuracağı mevzuat: İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliğine göre; engellilik durumunun fazla çalışmasına uygun olmadığını doktor raporu ile belgeleyenler, fazla çalıştırılamayabilirler. Yönetmeliğin ilgili hükmü şudur:

“Fazla Çalışma Yaptırılmayacak İşçiler” Madde 8: “Aşağıda sayılan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz.

a) 18 yaşını doldurmamış işçiler,

b) İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile önceden veya sonradan fazla çalışmayı kabul etmiş olsalar bile sağlıklarının elvermediği işyeri hekiminin veya Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı hekiminin, bunların bulunmadığı yerlerde herhangi bir hekimin raporu ile belgelenen işçiler,

d) Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçiler.

Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilere fazla sürelerle çalışma da yaptırılamaz.”

Kıdem tazminatı: Belirli bir süre çalıştıktan sonra işine son verilen ya da emeklilik dolayısıyla işinden ayrılmak durumunda bulunan işçiye, çalıştığı süreye göre, işyerince topluca ödenen paradır. Kıdem tazminatını hak edebilmek için son iş yerinde en az 1 yıl çalışmış olmak zorunludur. Tazminatın miktarı, işçinin son brüt kazancına göre hesaplanır. İşçinin ölümü halinde, kıdem tazminatı, işçinin yakınlarına verilir. Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu işten çıkması halinde ve erkek sigortalıların askerlik nedeniyle işten çıkmaları halinde; en az 1 yıllık sigortalı olması şartı ile kıdem tazminatına hak kazanırlar. Bakınız: 1475 sayılı İş Kanunu madde 14.

Kıdem tazminatının hesaplanması: İşçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için, işveren tarafından işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır

Yürürlükte olan İş Kanununda engelli işçiler ile ilgili hükümler

(Kanun Numarası: 4857, Tarih: 22.05.2003,RG Sayı: Sayı: 25134)

Eşit davranma ilkesi Madde 5 –“İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. “

(Ek fıkra: 6.5.2016-6715/2 md.) Uzaktan çalışma; “İşçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir. Uzaktan çalışmada işçiler, esaslı neden olmadıkça salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. “

Not: Uzaktan çalışma ile ilgili maddenin, çeşitli nedenlerle evinden çıkıp işe gidemeyecek durumda olan engelliler için uygulanması mümkündür.

İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı Madde 24 – “Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

I. Sağlık sebepleri:

a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.

b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. “

İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı Madde 25 – “Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

I- Sağlık sebepleri:

a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.

b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. “

Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu Madde 30 –“İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi veya Askerlik Kanunu veya Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler.

Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.

Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür.

İşyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınır.

İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlarlar.

Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.”

Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat öder.

Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi engelli sigortalılar ile 5378 sayılı Kanunun 14. maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan engelli sigortalıların, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası engelli çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde engelli çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir engelli için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı Hazinece karşılanır.

İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır.

Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.

Bu maddeye aykırılık hallerinde (engelli ve eski hükümlü çalıştırılmaması) tahsil edilecek cezalar, engellilerin ve eski hükümlülerin kendi işini kurmaları, engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri, engellinin işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanması ve bu gibi projelerde kullanılır.

Tahsil edilen cezaların kullanımına ilişkin hususlar, Türkiye İş Kurumunun koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, en çok işçi ve işvereni temsil eden üst kuruluşların ve en çok engelliyi temsil eden üst kuruluşun birer temsilcisinden oluşan komisyon tarafından karara bağlanır.

Eski hükümlü çalıştırılmasında, kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır.

Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık Madde 101 – “Bu Kanunun 30. maddesindeki hükümlere aykırı olarak engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için 2022 yılında 5.921 Türk Lirası idari para cezası verilir.

Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz. “

Korumalı İşyerlerinde Çalışan Engellilerin Ücretleri: “Ek Madde 1 –Korumalı işyerlerinde çalıştırılan ve iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engellilere işverenlerince zamanında ödenmiş olan ücretlerinin;

a) Korumalı işyerlerinde çalışan her engelli için 2022 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince ödenen aylık tutarı kadarı,

b) 29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2. maddesi kapsamındaki illerde kurulmuş bulunan korumalı işyerlerinde çalışan her engelli için ilaveten (a) bendi ile belirlenen tutarın yüzde yirmisi,

c) Korumalı işyeri statüsü almak için ilgili mevzuatla çalıştırılması zorunlu olan sayıdan daha fazla engelli çalıştıran işyerlerinde, zorunlu sayının üstünde çalıştırılan her engelli için ilaveten (a) bendi ile belirlenen tutarın yüzde yirmisi, bu ücretlere ilişkin yasal yükümlülüklerin de tam ve zamanında karşılanmış olması kaydıyla,

Hazine tarafından işverene ödenir. “

27.01.2022 tarihli Korumalı İşyerleri Hakkında Yönetmelik için bakınız: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/01/20220127.pdf

Özelleştirilen veya özelleştirilme kapsamına alınan kamu kuruluşlarında çalışan engellilerin yasal hakları

5398 sayılı “Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” un 21’inci maddesine göre; “......Bu Kanuna göre özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların (iştirakler hariç) özelleştirmeye hazırlanması, özelleştirilmesi, küçültülmesi veya faaliyetlerinin kısmen ya da tamamen durdurulması, süreli ya da süresiz kapatılması veya tasfiye edilmesi nedeniyle; bu kuruluşlarda iş sözleşmesine dayalı olarak ücret karşılığı çalışanlardan iş sözleşmeleri tâbi oldukları iş kanunları ve toplu iş sözleşmeleri gereğince tazminata hak kazanacak şekilde sona ermiş olanlara, kanunlardan 8 ve yürürlükteki toplu iş sözleşmelerinden doğan tazminatları dışında ilave olarak iş kaybı tazminatı ödenir.

Ayrıca bunların mesleklerinde geliştirilmesine, bir meslekte yetiştirilmesine veya meslek edindirilmesine ilişkin eğitim giderleri ile yeni iş bulmalarına katkı sağlamak amacıyla yapılacak giderler Özelleştirme Fonundan karşılanır. Engelli personele (ilgili kanunların öngördüğü I, II ve III. derece), bu maddede belirtilen tutarın iki katı olarak iş kaybı tazminatı ödenir. İş kaybı tazminatı ödenmesi ve sağlanabilecek diğer hizmetlere ilişkin işlemler Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür.” 

Engelsizkariyer.com için hazırlayan: Ayşe Sarı | SAHİMSEN Engelliler Komisyon Başkanı

Engelsizkariyer.com’u kaynak göstermeden kopyalanması yasaktır. Copyright © 2022 Tüm Hakları Saklıdır.

 
yukarıya git
Yukarı
sonraki sayfaya git
Sonraki  


Yukarı Yukarı Site Haritası  |   Hakkımızda  |   Üyelik Avantajları  |   Gizlilik Prensibi  |   Genel Koşullar  |   İletişim  |   Medya
Copyright © 2008 Engelsizkariyer.com - Her hakkı saklıdır.
OPTİMUM DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. Türkiye İş Kurumu 42 nolu özel İstihdam bürosu lisansı ile faaliyet göstermektedir.
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu gereğince " İŞ ARAYANLARDAN ÜCRET ALINMAYACAK VE MENFAAT TEMİN EDİLMEYECEKTİR."