A-  A+ A  |  Erişilebilirlik Anasayfam Yap Anasayfam Yap   Favorilerime Ekle Favorilerime Ekle Siteyi Öner Siteyi Öner 
Türkiye''nin ilk ve tek engelli aday veritabanı ile istihdamın kalbi Engelsiz Kariyer''de atıyor. Daha fazla istatistik bilgi için tıklayınız.
Hızlı İş Ara:         

Kariyer Söyleşi 

Cogito Kurucusu Ahmet Tahan
Yazdır Arkadaşına Gönder    
“ENGELLİLERİN YÖNETİM KADEMESİNE GETİRİLEBİLMESİ İÇİN ÖNCE ENGELLİLERİN iŞ GÜCÜNE KATILIM ORANI ARTTIRILMALI” 

Yetişmiş iş gücü kaynağına en çok ihtiyaç duyan sektörlerin başında hangileri geliyor?

Nitelikli iş gücüne bilişimin dışında özellikle son dönem lojistik gelişiyor. Lojistiğin de nitelikli iş gücüne ihtiyacı var. Sağlık sektörünün de ciddi şekilde geliştiğini ve özellikle sağlık sektöründe şu anda devletinde önemli politikaları  var. İlk kez 3000 tane 300 kişilik sağlık sektörlerinin başına yönetici atayan bir projeyi hayata geçirdiler. Türkiye sağlık turizminde de sağlık sektöründe de büyüyor. Özellikle sağlık sektöründe yöneticilik ciddi bir ihtiyaç. Özellikle teknik, ara kademe ve hasta bakıcı, teknik radyoloji uzmanları ki maalesef piyasada ilkokul mezunlarının yaptığı bir iş sağlık sektörünün en temel ihtiyacı. Havacılık ve turizm sektöründe sorun dönemsel iş gücü. Özellikle 6-9 ay gibi ve yabancı dil bilen nitelikli iş gücü ihtiyacı var. Gıda ihtiyacı hiç azalmadı ama nispeten diğerlerine göre az görülebilir. Bunun dışında organize perakende sektörü özellikle nitelikli iş gücüne ihtiyacı var. Özellikle Tansaş görev aldığım dönemde bunu proje yaparken gördük. Kasap dediğimiz kişileri bulamıyorduk. Kasap işi için kasap Meslek Yüksek Okulu açtılar. Çünkü ara kademe sorunu vardı kasapları bulamıyorlardı. 
 
İşverenlerin yeni mezun istihdamındaki ortak tercihleri neler?
Bu konuda birçok yerde seminer verdik. Seminerlerde altını çizdiğimiz birkaç şeyi burada da sizlerle paylaşayım. Birincisi işverenler yeni mezun istihdamında belli kriterlere çok önem veriyorlar. Üniversite döneminde ne istediğini bilerek o istediğinin paralelinde düzgün staj yapan ve kaliteli staj yapanları kesinlikle aynı kişiler arasında bir adım öne çıkarıp tercih ediyorlar. İkinci baktıkları, tercih ettiği kriter üniversite döneminde istikrarlı bir eğitim hayatını işverenler çok tercih ediyorlar. Yani yıllık ortalaması bitirme ortalaması 60 olan bir kişinin ilk 2 yılı düşük sonradan yükselterek yapan yerine 4 yıl boyunca istikrarlı eğitimine devam eden ve okulu başarı ile bitirenleri tercih ediyorlar. Üçüncü tercih ettikleri nokta, özellikle üniversite eğitimi ile beraber sosyal aktivitelerde öğrenci kulüplerinde öğrenci değişim programları gibi farklı farklı aktivitelerde aktif görev almış liderleri işverenler tercih ediyor. Yine sadece okulu derece ile bitirmek değil bu okul derecesinin yanına araştırma yapmış, bunu içselleştirmiş, farklılık olarak bilinçli tercih edenleri işveren tercih ediyor. Yine en önemli tercihlerden biride ne istediğini bilenleri işveren bir adım öne çıkarıyor. Çünkü işverenlerin ilk tercihi onların nerede uzmanlaştıklarını görüp ben bu alanda kariyer yapmak istiyorum çünkü gerekçesini doğru bulduğu yerlerde işveren bunu çok tercih ediyor diğer adımlardan bir adım öne çıkartıyor. 
 
İş arayan yeni mezunlara tavsiyeleriniz neler?
 
Aslında biraz işverenlerin de tercihlerini aktardığım için biraz onunla paralel şunları söylemek lazım. Kesinlikle bölümünüzü seçtiyseniz severek okumanız gerekiyor. Okulda belirledikleri kariyerlerine göre uygun tercihleri özenli, istikrarlı ve başarılı okumaları gerekiyor. Mutlaka okul derecesinin yanında sosyal aktiviteleri koymaları gerekiyor. Bununla beraber özellikle öğrenci değişim programı yurtdışına seyahat ve yurtdışında çalışmak gibi konulara özen göstermesi gerekiyor. İş yaşamına staj veya dönemselde olsa çalışmış olmayı önemle tavsiye ediyorum. Yani teorik bilgiyi aldılar 2. sınıfta 3. sınıfta bir gidip herhangi bir şirkette fotokopi bile çekse 5 gün çalışmayı işveren tercih ediyor. İş yaşamını bilen biri olarak. Stajlarını bilinçli yapmalarını öneriyoruz yani naylon staj yapmak yerine hepimizin düşündüğü gibi gidip stajı bilinçli yapmalarını tavsiye edebiliriz.
 
Engelli adayları tanışma ya da iş görüşmesine çağırmadan önce kriter belirlerken ve değerlendirirken neleri ön planda tutarsınız?
 
Bu soruya hem engellilere yönelik hem de genel olarak kriterlere göre cevap vereceğim. Engellilere yönelik şuna dikkat ediyoruz. Birincisi engelli olmayan insanları istihdam ederken onların tercihlerinde daha geniş bakabilirken maalesef engellilerin iş gücüne katılım oranı düşük olduğu için bir miktar onların beklentisini daha öne çıkarıyoruz ve onların seçme şansı daha düşük olduğu için onlara bir miktar beklentilerini bulabileceği iş yerlerinde daha esnek olmayı değerli buluyoruz. Bunu da onlara bir lütuf gibi değil onların bunu hak ettiğini düşünerek inanarak yapıyoruz. İkincisi özellikle onların başarılı olabileceği alanlara sahip bir şirket olarak kültürümüz olduğu için o alanlarda onların başarılı olacağı alanlara kanalize etme kriterlerine bakıyoruz. Üçüncüsü diğer engelli olmayanlara baktığımız gibi gerçekten engelli adayın ne kadar bilinçli bir tercihle bu işi istediğine bakıyoruz.  Mesela engellilerle ilgili Dünya Bankası ile proje yaparken şuna da şahit olduk. Bir kısım engelli gerçekten yönünü belirlemiş. Ben IT'de çalışacağım, lojistikte ona destek oluyor bizimle nerede çalışmak istiyorsa. Bir kısımda sadece sosyalleşmek için dahi olursa işin şekli önemli değil ben sabah bir yere gitmek istiyorum akşam dönmek istiyorum ve üretimin içinde faydalı olmak istiyorum diyor. Biz yine orada da engelliler içinde de gerçekten ne istediğini bilenleri tercih ediyoruz. Bu bir ayrımcılık gibi değil ama işverenlerinde tercih ettiği bir şey gibi tercih etmeyenlere de böyle bakıyoruz. Engellilerin işgücüne katılımında engelli adayların engel grubu ve oranlarına göre işe gidip gelme anlamında uzak lokasyonda yaşıyorsa bu işveren için sorun oluyor. Uzak mesafe ve servis sorunlarını da gördük. Tercihen bu sorunu çözen var çözmeyen işverenlerde var. İşverenler yakın lokasyonlarda ikamet eden engellileri de öncelikli tercih ediyorlar. İşverenler aradığı pozisyona göre aday nitelikliyse kalkıp Beylikdüzü'ne de servis eklerler. Bunun engelliyle ilgisi yok.
 
İşverenlerin engelli aday alımı söz konusu olduğunda çoğu zaman, basit, vasıfsız ve gözlerden uzak tutulacak pozisyonlarda görevlendirirler. Neden?
 
Bunu bir çok yönden açıklayabilirim. Birincisi maalesef ve maalesef insan kaynaklarının Türkiye'de yeni yeni katma değerli ve karar destek birimlerinde önemli bir rol haline gelmesi. Bunun bir makrosu bu bir mikrosu şu; İK'ya işverenler gerektiğinde eleman bulmak gibi baktıkları için ve onlar maliyet bakış açısıyla bakıldığı için İK’ya bütçesini yapan personel getiren bakış açısında olan işverenler biraz kötülemekle beraber tekstil sektörü maalesef bir miktar böyle. Öyle olunca normal nitelikli kadrosunu dolduramayan işveren nitelikli kadrosunu doldurmak için engellileri maalesef bir yük gibi görüyor oysa görmemesi gerekirken. İkincisi engellilerin bizimde proje yaptığımızda gördüğümüz bir yönü var onlar bir lütuf istemiyorlar. Ayrıca kendilerine merhamet edilecek, şefkat gösterilecek bir insan gibi görülmekte istemiyorlar. Bu yaklaşımlara  çok şahit olduk.
 
Yani işverenlerin bu gibi bakış açıları da bir negatif öğrenme. Bu ülkede bunu değiştirmek gerek. Sivil toplum kuruluşları, işverenler ve bizlerin engellilere şefkat gösterilmeli, onlara yardım etmeliyiz, işgücüne dahil olmalarından çok biz onlara burs verelim, onlara tekerlekli sandalye hediye edelim gibi benzer lütufkar yaklaşımlar çok yanlış. Halbuki engellilerin bakış açısı ve isteği sosyalleşmek, kendini farklı ve öteki hissetmeden diğer çalışanlarla fırsat eşitliği içinde diğer çalışma arkadaşları ile birlikte çalışmak ve üretime katılmak. Bir projede engellilerin bir miktar alınganlıklarına da şahit oldum. Bu çok doğal. Çünkü alıngan olmaları hiç eleştirilmemeli ve doğru bakılmalı. O alınganlıklarına da duyarlılık gösterilmeli. İK engellilere eşit ve ayrımcılık yapmadan adayın istediği ve niteliklerine uygun işlerde görevlendirmeleri ve ücret politikasında da eşit davranıldığında işte o zaman engelli engelsiz ayrımı kalkıyor. Bir yazılımcı ararken biz engellileri istihdam ettiğimizde gerçekten çok kaliteli kod yazdıklarını gördük. İkincisi engelliler engelli olmalarına rağmen verilen fırsatı çok iyi değerlendirerek başarılı olma arzusu ve kararlılığı ile işlerinde çok başarılı olduklarını gördüm. İşverene bunu da birilerinin anlatması gerekiyor. Engelli olmayan bir kişi işi beğenmeyip kolayca eleştirebiliyor. Oysa engelli çalışanlar ekonomik özgürlüklerini elde etmenin dışında bunu sosyalleşme aracı olarak gördüklerini ve işlerine diğer çalışanlardan daha çok  sahiplendiklerini söyleyebilirim.
 
Bence Türkiye'deki engellilik problemi engellilerin değil aksine engelli olmayanların problemi. Bizler ne kadar bu problem bireysel olarak kendi sorunumuz gibi görmedikçe kadın problemi de sadece kadınların problemi değildir.  Biz erkekleri de ilgilendiren problemdir. Bu bakış açımız engelli içinde aynı. Engellilik engellilerin sorunu gibi bakıldığı için bu İK'ya ve engellilere yansıyor. Aslında bakış açımız değiştikçe çözülecek.
 
Engellilere ücret politikasında ne yazık ki eşit davranılmadığını gözlüyoruz. Bu konuda engellilerden ciddi anlamda şikayet de alıyoruz. İşverenlerin bu tutumlarından vazgeçmeleri için neler söyleyebilirsiniz.
 
Bu daha önce değindiğim diğer konularla biraz paralel düşünülüyor. Niteliklerine uygun iş bulmak yerine engellileri sadece desteklenmesi gereken kotayı doldurmak, kanuni zorunluluğu yerine getirmek gibi bakış açıları ne yazık ki düşük ücret vermeyi gerektiriyor. Önerim şu; devletin teşvikleri bu konuda son dönem çok iyi.  Bu teşvikleri işverenlere kadınlara verilen teşviklerle beraber engellilerin teşvikleri de verilip o kişiler niteliklerine uygun istihdamla buluşturulursa bunun ücrete de yansıyacağını düşünüyorum. İkincisi engellilere de düşen sahip oldukları eğitim ve deneyimleri ile yetinmeyip mesleki vasıflarını ve kişisel gelişimlerini arttırmaları gerekiyor. Yeniliğe, girişimciliğe risk almaya heyecan ve hırsta katarak işverenlerin beklentilerini arttırarak fırsat eşitliğine ulaşabilirler. Örneğin Mehmet Bey siz Engelsizkariyer.com’u kurarak engelliliğin eleştirel yönünde değil de işveren ve engelliler arasında yanlış ve yetersiz bilgilere dayalı bir çok problemleri ortadan kaldırarak 10 milyon engelli ebeveynleri ile 30 milyonu bulan hedef kitle için kalıcı değer yaratma ve bir köprü görevi ile çok önemli bir ihtiyaca inovatif olarak çözüm getirmişsiniz.
 
Ben engelliyim iş bulamam diye negatif öğrenmeden kurtulup, evde oturmak yerine İŞKUR, Engelsizkariyer.com gibi engelli istihdamında aracılık eden kuruluşlara giderek iş bulabilirler. Bu süreçte engelliler ve ebeveynlerine de ciddi görevler düşüyor. Engelliyim iş bulamam diyen çocukları için ebeveynlerde engelli çocuklarının negatif öğrenmelerini yıkarak çalışabileceği bilincini aşılamalı ve her sürecinde destek vererek istihdamı arttırabilirler.  Böyle bakış açısı oldukça engelli niteliğini arttıracak, kurslar açılacak, nitelik arttıkça da niteliğe yönelik ücretler de artacaktır.  Bu bakış açısı ücrete yansıyan kısmı, aslında biraz değişmesi için mikroda da buna ihtiyaç var.

 
önceki sayfaya git
  Önceki
yukarıya git
Yukarı
sonraki sayfaya git
Sonraki  


Yukarı Yukarı Site Haritası  |   Hakkımızda  |   Üyelik Avantajları  |   Gizlilik Prensibi  |   Genel Koşullar  |   İletişim  |   Medya
Copyright © 2008 Engelsizkariyer.com - Her hakkı saklıdır.
OPTİMUM DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. Türkiye İş Kurumu 42 nolu özel İstihdam bürosu lisansı ile faaliyet göstermektedir.
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu gereğince " İŞ ARAYANLARDAN ÜCRET ALINMAYACAK VE MENFAAT TEMİN EDİLMEYECEKTİR."