A-  A+ A  |  Erişilebilirlik Anasayfam Yap Anasayfam Yap   Favorilerime Ekle Favorilerime Ekle Siteyi Öner Siteyi Öner 
Engelsiz Kariyer'de "HIZLI ADAY BUL" ile aradığınız engelli adaya anında ulaşın! Daha fazla bilgi için Engelsiz Kariyer'e Kurumsal üye olabilirsiniz.
Hızlı İş Ara:         

Başarı Hikayeleri 

Takı Tasarımcısı Sabrina Fresko
Yazdır Arkadaşına Gönder    
HAYATINDAKİ HERŞEYDEN İLHAM ALAN VE İLHAM ALDIĞI HER ŞEYİ TAKIYA DÖNÜŞTÜREN MOBİUS USTASI 

Resim: Sabrina Fresko'nun sergisi ve eserlerinin manken üzerinden görünen imaj resim.

Takılarınızda da mimari etkiyi bulmak mümkün. Siz onlara “takılabilir heykeller” diyorsunuz. Bu anlamda tasarım sürecinizden söz eder misiniz?

Yaptığım şeyleri 3'e ayırıyorum. Bu çok belirgin 3 ana yolum var.
1. si mimari etkilerle yaptığım çok jeometrik hatta jeometriğin içinde yeni formalar ve yeni teknikler bulmaya çalıştığım ve bir kaç tanesi dünyada hakikaten yapılmayan teknikleri uyguladığım çalışmalar.
2.si heykellerle yapıyorum, bunlar soyut olabiliyor, figüratif olabiliyor ama gittikçe daha soyutlaşan bir heykel anlayışına doğru gidiyorum.
3.sü de metalde dokuma tekniklerini uyguluyorum. Bunlar Amerikalı takı öğretmeni Arline Fisch San Diago Üniversitesinin takı bölümü kurucusu onunla bir workshop'ta öğrendiğim şeyler ve bütün bu yaptığım heykelleri ve mimari etkili formları bir şekilde birleştiren onları kolyeler haline getirmemde kolaylık sağlayan teknikler bunlar.
Çalışmalarınızda ilham aldığınız bir isim ya da eser var mı?
Bunu hep soruyorlar, ilham almayı bütün bu bilgi potasına gönderme yapıyorum. Simya galeride olan bütün seminerler felsefesinden edebiyatından güzel sanatlara bir şekilde insanın beyninde bir kimya oluşturuyor ve o kimya bir şekilde beni etkiliyor.
Edebiyatın kendisi de sizin için başlı başına bir ilham kaynağı olduğunu görüyorum. Bazı tasarımlarınız yazar ve kitaplara göndermeler içeriyor…. Bir hikayeyi ve romanı takıya nasıl yansıtıyorsunuz?
Takı bir sembol sanatıdır. Sembolleştirmek zorundasınız şimdi okuduğum romandan kız, yiğeni ve köpeği derken çok minik semboller bunlar sembolleşmezse barok bir şey çıkar ortaya onu da kimse takmak, almak istemez bu modern dünyada. Onu mümkün olduğu kadar yalınlaştırarak kafamdaki düşünceyi gittikçe süzüp yalınlaştırarak yapıyorum. Takıyı da çok fazla yormadan formları çok fazla baroklaştırmadan detaya girmeden yapmak benim anlayışım.
Nelerden etkileniyorsunuz sorusu bana hep etkilere ne kadar açık olduğumu hatırlatır. Evet edebiyattan, müzikten, felsefeden, doğadan ve her şeyden etkilenip formlar dünyasına yansıtabiliyorum. Bahsettiğiniz Nadine Godimerin Ayartma romanından esinlenerek gerçekleştirdiğim bir kızın çölde huzuru hatta hayatı bulmasının takısıdır, çok yalın bir formda çöl ve kadını gümüşe yansıttım. Bu arada gümüşle aramda büyük bir arkadaşlık ve sevgi var, gümüşle çalışmayı, ona şekil vermeyi gerçekten çok seviyorum.
Bir röportajınızda takılarınızın “zamanın sonsuzluğunu, devinimini ve kendi içinde döngü yaratmasını simgelliyorlar” demişsiniz. Bunu açıklayabilir misiniz?
Şimdi upuzun bir şerittten kaynatarak oluşturduğumuz bir form örneğinde kendi içinde kapanan form tasarımı diyebiliriz. Biz buna Kinetik Döngü diyoruz. Form değiştiren ve sonsuzluğu üzerinde taşıyan tasarımlarım var. Bir şeridin kendi içinde dönüp kendi içine kapanmasını yapan ilk defa Moebius diye bir adam bunları heykel olarak yapıyor ve bu Moebius şeridi olarak sanat tarihine geçiyor. Ama böyle bir formu şimdiye kadar hiç kimse bu teknikle yapmadı. O da bana heyecan veren birşey yeni bir tekniği kullanıyor ve keşfediyor olmak. Bu bir insanın doğduğunu ve ölüdğünü ve tekrar doğaya karıştığını düşünmek buna eşit ve felsefe olarak eşit bir şey.
İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi'nden Dr. Seda Yavuz, aynı zamanda kurucusu olduğum Simya Galeri’de Sanat Tarihi seminerleri gerçekleştiriyor. Tasarladığım ve gerçekleştirdiğim Sonsuzluk, Moebius ve kinetik heykel ve takılarım üzerine bir yazı kaleme aldı, bu sorunuza Seda Yavuz’un makalesiyle cevap vermek istiyorum.
Mimar, heykeltıraş ve takı tasarımcısı Sabrina Fresko’nun ‘Kinetik Döngü’ ismini verdiği heykellerinde de, temelde biçimin hareketle kurduğu ilişki vurgulansa da tarihsel olarak bir matematikçinin kuramına dayanan bu formun sonsuzluk kavramını işaret etmesi kaçınılmazdır.Farklı malzemelerle bu formu ‘takılabilir’ kılmak ise, dokunsal niteliğiyle ortaya çıkan heykel sanatını bedenle buluşturarak, belki de kavramsal ve tinsel anlamlar bütünü oluşturmaya olanak sağlamaktadır. Bir sanatçı ‘iş’ini açıklamak zorunda değildir. ‘İş’ kendini kendinden olanla açıklar ve sanat tarihçilere, eleştirmenlere olanaklar sağlar. ‘Kinetik Döngü’ de çift yönlü olarak bu olanağı sağlamaktadır; aynı zamanda formun tarihsel kökenini incelemek ve formun takılabilirlik özelliğini ortaya koyar.
İnsanların şaşırdığı veya ilginç bulduğu çalışmalarınız var mı ve neler?
Şaşırma duygusu çoğu takılarımda görenlere yaşattığım bir duygu, yeni form , teknikler ve yeni malzemelerle çalışıyorum. Boyutlarla oynuyorum doğal olarak şaşırma duygusu yerleşiyor. Takılarımı düzenli olarak alan, koleksiyonunu yapanlarda da artık diğer takı ve mücevherleri takamıyoruz, küçük geliyor, yetmiyor gibi yorumlar duyuyorum.
Sonsuzluk hissi, üzerinde sonsuzluğun simgesini taşıyarak mümkün kılınabilir mi?
Burada birçok cevap geçerliliğini korur. Fakat en dikkat çekici olan, ilksel bir davranış ile (heykelin dokunsal özelliğinin altı çizilmektedir), binyıllardır üzerine her disiplinden insanın araştırma yaptığı fikrin (sonsuzluk fikrinin) birleştirilmesidir.

 
önceki sayfaya git
  Önceki
yukarıya git
Yukarı
sonraki sayfaya git
Sonraki  


Yukarı Yukarı Site Haritası  |   Hakkımızda  |   Üyelik Avantajları  |   Gizlilik Prensibi  |   Genel Koşullar  |   İletişim  |   Medya
Copyright © 2008 Engelsizkariyer.com - Her hakkı saklıdır.
OPTİMUM DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. Türkiye İş Kurumu 42 nolu özel İstihdam bürosu lisansı ile faaliyet göstermektedir.
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu gereğince " İŞ ARAYANLARDAN ÜCRET ALINMAYACAK VE MENFAAT TEMİN EDİLMEYECEKTİR."