A-  A+ A  |  Erişilebilirlik Anasayfam Yap Anasayfam Yap   Favorilerime Ekle Favorilerime Ekle Siteyi Öner Siteyi Öner 
Duyuru: Adesso Yazılım Kampı'na başvuru ve detaylar için hemen tıklayın!
Hızlı İş Ara:         

Kariyer Söyleşi 

Kıdemli Danışman Nesim Levi
Yazdır Arkadaşına Gönder    
“ENGELLİLİK BİR ZİHNİYET MESELESİ İNSAN KAYNAKLARINDA ÖNCE ALGI VE TUTUMLARIN DEĞİŞMESİ GEREK” 

Bir seminerde CV incelemesi yapan İK’cıların eğitim, yabancı dil ve deneyimlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk bilinci olup olmadığının daha etkili olduğunu belirtildi. Eğitimlerinizde bu yönde önerileriniz var mı?

Üniversitelerdeki gençlerin kendi yaşamlarını planlamaları ile ilgili yaptığım konferanslarda bunlara değindiğim zamanlar oldu. Çünkü gönüllü kuruluşlarda STK değil her STK gönüllü kuruluş değil. Biz gönüllü kuruluşlardan söz ediyoruz. Gönüllü kuruluşlarda görev yapmak hatta yöneticilik yapmak profesyonel kuruluşlarda yapmaktan daha zordur. Oralarda tecrübe edinmiş olanlar öbür taraflarda daha başarılı oluyorlar. Çünkü karşınızdaki gönüllü elinizde bir yaptırım yok. Ona işinden olma tehdidi veya başka şeyle değil gönlünü alarak ancak işi yaptırabiliyorsunuz. Bunu başardınız mı bir taraftan da daha iyiyi başarabiliyorsunuz. Bu konuda CEO’larda bunu arayan şirketler var. Türkiye’de de var. Hatta Türkiye’de adını vermeyeceğim ama bazı büyük holdingler eğitim yöneticilerini yetiştirme daha doğrusu ileri kademe yetiştirme programlarında o takım aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesini de geliştirmesi, halletmesi ve tamamlaması gerekiyor. Dolayısıyla bu oturuyor ufak ufak ama çok önemli bir eksiğimiz var. Hiçbir üniversitenin hiçbir fakültesinde belki doktora veya master tezi aşamasında olabilir gönüllü kuruluş yöneticiliği ile ilgili ders yok. Olması lazım. O zaman görme engellisi de fakiri fukarası da bedensel özürlülerde hepsi bu tür gönüllü kuruluşların hizmetlerinden daha çok yararlanabilir. O zaman belki üniversite mezun olduktan sonra kendi engelli vakfının başında bir engelli yönetici olabilir, daha kolay olur. 

Girişimcilik sizin için neyi ifade ediyor ve engelli girişimcilerin artması ve başarılı olmaları için neler önerirsiniz?
Girişimciliğinde çok çeşitli anlamları çok çeşitli tanımları insanlarında birbirine farklı farklı algıları var. Yöneticilik ve girişimcilik farklı. En basit değimiyle risk alabilme sanatıdır. Alabiliyorsan riski girişimci olacaksın alamıyorsan riski girişimci olmayacaksın. Bu risk almanın bedensel, zihinsel veya başka engeller ama engelliler açısından biraz daha fazladır. Çünkü bir de kendi engellerinin getirdiği artı bir risk faktörü vardır. Önce kendilerine güvenmeleri lazım önce kendilerini çok iyi yetiştirmeleri lazım. Şimdi ben engelliyim, iki şekilde düşünülüyor olabilir. Ben engelliyim herkes bana destek vermeye mecbur diye düşünenler var. Ben engelliyim hiç bir şey yapamam kimse benim yüzüme bakmaz diyenler de var. İkisi de doğru değil. Kendini yetiştirip kendinden emin ama engellinin bilinci içinde sırrını da gerçekçi olarak bilerek niye olmasın.
Engellilerin (nasılsa müdür olamam, nasılsa terfi etmezler gibi önyargılarıyla) hedeflerini yüksek tutmadığını gözlemliyoruz. Bu tutumlarından vazgeçerek hedeflerini yüksek tutmaları için neler önerirsiniz?
Önce kendilerine güvenmelerini. Az evvel söylemeye çalıştığım ben engelliyim herkes bana mecbur, ben engelliyim herkes bana karşı düşüncesinden kurtulmaları lazım. Ben engelliyim şu işleri çok iyi yapabilirim, şuralarda sınırım var diye koyup kendilerini ona göre hazırlamaları lazım. Ama tekrar ediyorum başta da söylediğim şey engelliler kendi içlerinde de engelsizlere örnek gösterilecek rol modeller oluşturulmalı.
Tarihde padişah çocukları yetiştirilirken daha küçük yaşta şehzade gibi yetiştirildiği için ve belli bir yaşa geldiğinde ülkeyi yönetme özgüvenine sahip oluyor. Engellilerle ilgili oluşan zihniyet farkı da toplumun ona kazandırdığı bir süreç. Bu algı ve tutumdan kurtulmak için neler yapmak lazım?
Bir takım çok somut talepleri olması lazım. Çünkü her şeyi kendi halledemez. Bana göre engelli genellemesi içinde bazı konuları engel tipi özelliklerine göre ele almak daha hızlı sonuca doğru götürebilir. Örnek; bazı yerlerde görüyoruz görme engelliler için sesli sinyal lambalar var niye her yerde yok. Şimdi ona gelelim her yerde oturursa bu doğallaşır biliyoruz. Ve onlarda biliyor ki buradan geçebilirim. Niye talep etmiyor bunu? Bazı yerlerde süs zannediliyor, ama gene görme engelliler için yerlerde özel kabartma taşlar döşeniyor, metrolarda,bazı kaldırımların kenarlarında da var. Niye her yerde yok? Yine bedensel engelliler için neden her yere rahat girip çıkabilmeleri için rampalar yok?   Ama bunlar teker teker ele alınmalı. Bu sene trafik ışıklarını bitirelim, önümüzdeki sene falancayı bitirelim. Görme engellilerin önemli bir sorununu halletmiş olalım. Sonra diğer engellilere dönelim. Sonra başkalarına bakalım hepsini birden kimse halledemeyecek zaten. Ama bunlar böyle adım adım yapıldıktan sonra belki 8 sene 10 sene sonra ben belki olmayacağım ama siz gençler ha o zamanları hatırlıyorum da bakın şimdi ne güzel oldu diyebileceksiniz.
Engellilerin iş yaşamında başarılı olmaları için yakın ve uzak hedeflerini belirlerken nelere dikkat etmeliler?
Neyi yapabileceğini, neyi yapma konusunda sınırı olabileceğini çok gerçekçi olarak bilmesi lazım. Neyi yapabileceğini bilince de o yapabileceğini en iyisini yapmaya çalışması lazım. Şimdi adını söylememde hiçbir sakıncası yok ben çok daha keyif aldım. Türkiye’nin çok önemli bir görme engellisiyle bundan çok yıllar önce tanıştım; Eşref Armağan. 1991 senesinde Atatürk Kültür Merkezi’nde Lions Kulüplerinin Avrupa Forumu vardı. Ve Eşref Armağan’ı çok özel bir insan olduğu için orada bir sergi açar mısınız? Avrupalılar gelecek belki ilgi gösterirler dedik ve kabul etti. Sırf ona destek olmak amacıyla. Ve ona bir köşe yaptık. Şimdi bakın zihniyet meselesi diyorum bende de vardı. Bizim gençlerimizden bir gönüllü istedik ve bir hanım genç kızımız gönüllü oldu ve 3 gününü onunla geçirdi çünkü AKM bilmediği bir yer ve yardımcı olunması lazım. Ancak kongrenin başlamasına 24 saat kala birden bire bir şeyin farkına vardım. Bu Eşref Armağan’ın doğal ihtiyaçları vardır. O kız kardeşimiz onu tuvalete götürüp yardım edemez ki, hemen gönüllüyü değiştirdim. Bak bu zihniyet meselesi yani eksik var. Ondan sonra kendisine sordum ya tamam sen çiziyorsun da renkleri nasıl ayırt edebiliyorsun? Renklerin her birinin kokusu ve dokunuşu farklıdır. Onu anlattı bana. Yani kulakları çınlasın şimdi oldukça iyi bir noktada yürüyor ve onunla tanışmak bana çok şey kazandırdı. Ama bak renkleri doğuştan görmez renkleri dokuyla ve kokuyla tanıyabiliyorsa o zaman kendine o hedefi koymuş o noktaya getirmiş. Başka görme engelliler başka şeyi hedef koyacaklar kendilerine. Yapamadıklarını çözme noktasında bariyerin ne olduğu, yapmak istediklerinin ne olduğuna da bu çok bağlı. Ancak bugünkü dünya hepimizin çok iyi bildiği şekilde tahmin edemeyeceğimiz bir hızla yeni teknolojiler gelişti. Acaba o bariyeri teknoloji desteği ile aşabiliyor muyuz?   Mesela bunun araştırmasına girmesi lazım. Sadece kendisi değil çevresi de öyle. Artık herkesin elinde bir tablet var. En azından okullardan geliyor.
Bir seminerinizde bireyin kendisini tanıması geleceğe yön vermesinden önemli olduğunu belirtmişsiniz. Engellilerin bu yönlerinin çok zayıf olduğunu ve kararsızlığın ağır bastığını söylersek siz ne yapmalarını önerirsiniz?
Aslında belki bazı insanların onlara bir miktar düşünmelerine yardımcı olmasını sağlamak lazım. Bunun diğer bir adı belki bir miktar koçluktur. Yani ne olmak istiyor? Bu olmak istediğini neden onu olmak istiyor? Kendi de bulsun. Bu olmak istediği şeyin kendi gözünde engeli nedir? O engeli aşabilmeyi mümkün görmemesinin sebebini ortaya çıkarmak lazım kendi kendine. Her zaman insan kendi kendine düşünemeyebilir. Ama bir koç yardımıyla, düşünmesine yardımcı olur. Belki oralarda ciddi bir gelişme olabilir çünkü özgüven kazanmaları önemlidir. Engellinin zaten siz ifade ettiniz, önemli sıkıntılarından bir tanesi dış dünyanın yapısı nedeniyle iç dünyalarında özgüven eksikliğidir. Onu aşmaları bir koç yardımıyla daha önemli olacaktır.

 
önceki sayfaya git
  Önceki
yukarıya git
Yukarı
sonraki sayfaya git
Sonraki  


Yukarı Yukarı Site Haritası  |   Hakkımızda  |   Üyelik Avantajları  |   Gizlilik Prensibi  |   Genel Koşullar  |   İletişim  |   Medya
Copyright © 2008 Engelsizkariyer.com - Her hakkı saklıdır.
OPTİMUM DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. Türkiye İş Kurumu 42 nolu özel İstihdam bürosu lisansı ile faaliyet göstermektedir.
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu gereğince " İŞ ARAYANLARDAN ÜCRET ALINMAYACAK VE MENFAAT TEMİN EDİLMEYECEKTİR."