A-  A+ A  |  Erişilebilirlik Anasayfam Yap Anasayfam Yap   Favorilerime Ekle Favorilerime Ekle Siteyi Öner Siteyi Öner 
Türkiye''nin ilk ve tek engelli aday veritabanı ile istihdamın kalbi Engelsiz Kariyer''de atıyor. Daha fazla istatistik bilgi için tıklayınız.
Hızlı İş Ara:         

Kariyer Söyleşi 

WHO Editörü Tom Shakespeare
Yazdır Arkadaşına Gönder    
'ENGELLİLER HİÇBİR ZAMAN EŞİT KOŞULLARA SAHİP BİR ÇALIŞAN GİBİ GÖRÜLMÜYOR' 
Shakespeare'ın Türkiye toplantısına katılan arkadaşlarıyla toplu resim çektirirken ve ayrıca yayınlanan kitaplarının kapak görüntüleri resmi.
Dünya Sağlık Örgütü gözüyle değerlendirecek olursak engelli istihdamında başarı kriteri nedir? Ve hangi ülkeler daha başarılı?
Şöyle anlatabilirim. Öncelikle bu çok değişkenlik gösteriyor. Çünkü, çok gelişmiş ülkelerde ya da çok yüksek gelire sahip ülkelerde bile aslında engelli olmayan vatandaşlar engellilere kıyasala iki kat daha fazla istihdam ediliyorlar. Amerika Birleşik Devletleri’nde bile özellikle medeni hakların çok gelişmiş olduğu bir ülkedir. Engelli istihdam oranı düşük olduğunu görüyoruz. Ama İskandinav ülkelerinden örnek veriyorum; Finlandiya, Norveç ve İsveç gibi ülkeler engellilerin istihdamı konusunda çok daha iyi bir konumdalar. Kendi ülkem Britanya, İngiltere’yi örnek gösterebilirim. Bizim özellikle işe erişim programlarımız gerçekten iyi çünkü bir takım süspansiyonlar veriyoruz. Çünkü bildiğiniz gibi engelli istihdamı aynı zamanda ilerde bir maliyet anlamına da geldiği için bu süspansiyonlar da var. Ve şöyle ki mesela Almanya’dan bahsedebiliriz. Almanya’da engelli istihdam oranı yüksek ama diğer taraftan da böyle biraz tezgah altı işlerde çok iyi koşulları olmayan işlerde çalışıyorlar. Yani genel oran yüksek ama kariyer yapabilecekleri bir işte çalışmıyorlar. Yani çok görünür işlerde çalışmıyorlar. İsviçre içinde aynı şeyi söyleyebiliriz. Böyle bir sorun orada da var. Yani aslında mesele sadece engelli olanları olmayanlardan ayırıp ayrımcılık değil diğer taraftan da böyle cep harçlığı vererek çok düşük ücretlerle çalıştırılan engelliler var, bu da bir sorun.
Bir çok ülke engelli çalıştırmada kota uygulaması yapıyor. Yani %3, % 5, %6 vb. engelli çalıştırma zorunluluğu getiriyor. Bir de çalıştırmayanlara ceza kesiliyor. Bu uygulamalar doğru mu? Bir ülkenin engelli istihdamında başarılı olması için neler önerirsiniz?
Şimdi Türkiye’de bir kota sistemi uygulandığını biliyorum ancak bunun ne derece başarılı olduğunu bilmiyorum. Şöyle bir durum var eğer kota sistemini uygulayan bir ülke varsa ve başarılı sonuçlar veriyorsa ben tutup da o ülkeye siz sistemden vazgeçin diyemem zaten. Ancak diğer taraftan kota sisteminin genel itibariyle çok da doğru bir yol aldığını da düşünmüyorum. Çünkü esasında kota sistemi nedeniyle iş sahibi olan engellilere gerçek iş verilmiyor, geçici işler veriliyor. Ya da bu sistemden dolayı mecburen iş veriliyor ve onlar hiçbir zaman eşit koşullara sahip bir çalışan gibi görülmüyor. Daha vasıfsız ya da kötü çalışan olarak görülüyor. O yüzden esasında kota sisteminden çok daha önemli yollar var. Mesela bu noktada işverenlerin gözünü açmak çok önemli diye düşünüyorum. Çünkü işverenler eğer engelli çalışanları gerçekten büyük bir sadakatle bağlılıkla çalıştığını, çok sıkı çalıştığını ve işletmeye önemli bir katma değer katabileceğini görürlerse o zaman çok daha etkili olur. Aynı zamanda belki birazcık daha katı kuralları olan bir mevzuat durumu düzeltebilir. Eğitim ve rehabilitasyonda önemli. Bir de ilave masraflar var engelli çalışanların iş hayatına katılımıyla ilgili doğan ek maliyetler mesela ekran okuyucu, işitme cihazına ihtiyacı varsa cihazların alımıyla ilgili ek maliyetler gibi bunlar sağlanabilir. Örneğin; İngiltere’de bu konuda yapılan çalışmalar var. Herkes için eşit bir oyun sahası olsun herkes eşit koşullarda yararlanabilsin diye. Ve son olarak rol modeller ve iyi örnekler var. Yani sonuçta engellilerin eğitiminin ve istihdama katılabileceği yararları gösterebilecek bunu örnekleyebilecek hem kamu çalışanları hem de avukatlar doktorlar yani başarı hikayeleri yararlı olabilir diye düşünüyorum.
Başarılı biri olarak Engellilik üzerine yazdığınız kitaplar ve makaleleriniz var. Sizin başarınızın sırrını öğrenebilir miyiz? Ve aynı zamanda engellilere neler önerebilirsiniz?
Aslında benim babam da bir engelliydi ve babam aynı zamanda bir doktordu. Babamdan dolayı engelliliği bizzat yaşayarak bunun bir engel olmadığını görmüş oldum. Diğer taraftan son derece şanslıyım. Çünkü çok iyi bir eğitim aldım, zeki bir insanım, iyi bir iletişimciyim. Bu nitelikleri kazandığım için önümde ki kapılar kendiliğinden açıldı. İngiltere’nin en iyi üniversitelerinden Cambridge Üniversitesi’nde okudum, doktora yaptım. Az önce sohbetimizde sözünü ettiğimiz bütün o ayrımcılık ya da önyargılardan zaman kaybedip fazla başa çıkmam gerekmedi. Tabii ki bu sürecin kendi içinde zorlukları da oldu. Her şeyden önce boyum normal bir şekilde uzamıyordu. Böyle bir problemim vardı. Bu hem büyüme ile ilgili hem de bedensel gelişimim ile ilgiliydi. Ama daha sonra 4 yıl önce kısmı bir felç geçirdim ve tekerlekli sandalye kullanıyorum. Bu süre zarfında bir şekilde şanslıydım önümde ki kapılar açılmıştı. Engelli olarak çok fazla bir önyargı ile karşılaşmadım. Zaman içinde engellilik durumum ağırlaştığında da bu durum benim için değişmedi. Şuna inanıyorum; özellikle akademik camiada farklı mesleklerde ve medyada çok sayıda benim gibi başarı hikayesi olan engelliler var. Eğer onlar bu başarı hikayelerini paylaşabilirlerse pek çok insan da bu konuya çok daha açık bir şekilde yaklaşabilir diye düşünüyorum. Ben kendim şanslıydım ama benim kadar şanslı olmayanlar içinde çok ciddi başarı hikayeleri olduğunu biliyorum. Yani belki bu görme özürlüler, konuşma engelliler için çok daha zor olabilir ama yine de ben bu başarı hikayelerinin toplumdaki önyargıların ortadan kaldırılmasında önemli olduğuna inanıyorum.
Son olarak Engelsizkariyer.com aracığı ile bir mesajınız var mı?
Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi diye bir sözleşme var ve Türkiye’de bunun tarafı olmuş ve imzalamış durumda. Herkesimin hükümetten vatandaşa kadar bunun hayata geçilmesinde sorumluluğu var. Hem ulusal düzeyde hem yerel düzeyde bunun uygulanmaya dökülmesi lazım. Bunun takipçisi olmak lazım. Çünkü Türkiye’de %15 oranında bir engelli nüfusu var ve bu kadar büyük bir nüfusu dışlamayı hiçbir şekilde Türkiye kaldıramaz. Bu yüzden engellilerin haklarının uygulamada ve günlük yaşamda takipçisi olması gerekiyor. Önyargılardan uzak olmak için bireysel gelişimimizi arttırmalıyız. İşverenleri ise engellilere fırsat eşitliği tanıyarak potansiyellerine göre yapabilecekleri ortamlar oluşturmalılar. Engellilerin işletmelerine katmadeğer katan başarılarında imza atan bireyler olacaklarını ancak birlikte çalıştıkları zaman öğrenebilirler.
Röportaj: Mehmet Kızıltaş

 
önceki sayfaya git
  Önceki
yukarıya git
Yukarı


Yukarı Yukarı Site Haritası  |   Hakkımızda  |   Üyelik Avantajları  |   Gizlilik Prensibi  |   Genel Koşullar  |   İletişim  |   Medya
Copyright © 2008 Engelsizkariyer.com - Her hakkı saklıdır.
OPTİMUM DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. Türkiye İş Kurumu 42 nolu özel İstihdam bürosu lisansı ile faaliyet göstermektedir.
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu gereğince " İŞ ARAYANLARDAN ÜCRET ALINMAYACAK VE MENFAAT TEMİN EDİLMEYECEKTİR."