A-  A+ A  |  Erişilebilirlik Anasayfam Yap Anasayfam Yap   Favorilerime Ekle Favorilerime Ekle Siteyi Öner Siteyi Öner 
Duyuru: İş arayan engelliler ve engelli aday arayan firmalar Engelsiz Kariyer Günleri 2017 'de bir araya geliyorlar.
Hızlı İş Ara:         

Başarı Hikayeleri 

Takı Tasarımcısı Sabrina Fresko
Yazdır Arkadaşına Gönder    
HAYATINDAKİ HERŞEYDEN İLHAM ALAN VE İLHAM ALDIĞI HER ŞEYİ TAKIYA DÖNÜŞTÜREN MOBİUS USTASI 

Resim: Sabrina Fresko atölyesinde takılarını sergilerken ayakta duruyor.

Çocukluğu İstanbul’da geçen ve işine duyduğu saygı ve güçlü sevgiyle başarılarının baş mimarı olan Sabrina Fresko, mimari becerisini heykellere, heykelleri ise takılabilir heykellere dönüştüren mobius ustası. Annesi hayatında çok önemli bir yere sahip. Engel, engeli yaratanların sorunu diyen Fresko’nun, gümüşle arasında büyük bir arkadaşlık ve sevgi bağı var. Gümüşe şekil vermeyi çok seviyor. Edebiyat, felsefe, sanat tarihi, klasik müzik, caz müziği aşığı Sabrina Fresko ile tanışmak için hazırsanız sizleri keyifle hazırladığımız röportajla baş başa bırakıyoruz.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
 
Mimarım, Simya Galeriyi 2003'de kurdum. Bu sene 10. yılı. İstanbul’da doğdum. St. Michel Lisesi’nden sonra Paris UP7'de mimarlık okudum. Daha sonra mimarlık eğitimimi Mimar Sinan Üniversitesi’nde tamamladım. Halen İstanbul’da serbest mimar olarak çalışıyorum. Takı tasarımı yapıyorum ve ayrıca Simya Galeri’de sanat seminerleri düzenleyip modern takı konusunda atölye çalışmaları gerçekleştiriyorum.
Simya Galeri’de sergilediğim tasarımlarım mobius heykeller olarak nitelenmekte, metalde dokuma teknikleri ve soyut heykel formları modern takı ve heykel konusunda yeni form ve teknikleri üzerinde çalışmalar yapıyorum.
Eğitim yıllarınızdan bahsedebilir misiniz?
3 yaşında tedavi amaçlı bir hastanede kaldım İsviçre Zurihte'ydim. 7 yaşına kadar İsviçre'nin dağlarında bir yerdeydim. Orada hayatıma çok faydası olan çok şey öğrendiğimi hatırlıyorum. O zamanlar daha çok alet takıyordum. Korseler takıyordum ve bununla nasıl yaşayacağımı, bastonumu bir elimde nasıl tutacağımı, merdivenleri nasıl inip çıkacağımı, düşünce nasıl kalkacağımı orada öğrettiler. Buraya geldiğim zamanda anneme dediler ki hiç karışmayın çocuk her şeyi yapıyor. Normal bir insan nasıl yaşıyorsa o da öyle yaşayacak. Korsesini takmaya kalkmayın o kendi takıyor. Annemde karşımda ağlardı ben korsemin düğmelerini takarken ve hiç kimse karışmadı bana. İlkokula Topağacı'ndaydım yürüyerek gidip geldim yine bir kimse işime karışmadı aman düşersin kalkarsın diye ve böyle bir özgür ruh olarak ortaya çıktım ortaya. Ortaokul St. Michel ve lise St. Michel de okudum. Ondan sonra da gittim Paris'de mimari oldum. St. Michel müdürü sen mimar ol oturursun çalışırsın yorulmazsın ama ben çatılara çıkarak mimari yaptım. Sonra geldim burada mezun oldum.
Paris'den sonra İstanbul’a döndüğüm zaman aklımda ütopik projeler uçuşuyordu, iç mimari tasarımlarımda bu projeleri gerçekleştirebildim. Heykel hep ilgilendiğim bir konuydu, bunu takı anlamında gümüş heykeller yaparak başladım. Bu heykeller gittikçe büyüyor ve bir heykel sergisine doğru gidiyor. Heykeller Milo Venüsü’nün, Paris’in seçimi, Afrodit, Hera, ve Athena yorumları içeriyor ve bazıları geometrik hatta soyut heykeller.
Çocukken olmak istediğiniz veya hayalini kurduğunuz bir meslek var mıydı?
Teknik bir iş yapacağım belliydi. Kendi aletlerimi kendim tamir ederdim, teknik bir şeyler hep yapardım elimlen. Arada seramik yaptım, heykel yaptım ama şu anda Simya Galeride yaptığım şey bütün bu önceden yaptıklarımı toparlıyor. Burada hepsini birden yapıyorum. Felsefe merakımı, edebiyatı, güzel sanatları ellerimle yaptığım bütün bu heykeller ortaya çıkıyor.
Mimarsınız ancak takı tasarımcısı olarak biliniyorsunuz. Mimarlıktan takı tasarımcılığına giden yolculuğunuzdan kısaca bahsedebilir misiniz? Ve bu ilgi ilk ne zaman başladı ve nasıl gelişti?
Mimar olarak 20 sene çalıştım. İç mimari olarak da çalıştım ve yaptığım şeylerin çoğu art dekor dergisinde ya da başka dergilerde çıktı. Mimar olarak da bilinen biriydim ama 10 senedir bu Simya Galeriyi kurdum. Daha çok ortaya çıkan şey şu anda takılarım ve heykellerim. 15 sene önce iki proje arasında bir boş vakitte başladım bunu yapmaya ve bir work shopa katıldım. Ve ondan sonra heykeller yaptığımı fark ettim ve o heykelleri bir şekilde mimari formlara dayandırdığımı biraz kendimi anlattığımı ve onu yapma sürecini çok sevdiğimi anladım. Onları yapmaya başladıktan sonra insanlar evime gelip bunları almak istedi bunun etik olmayacağını düşünüp böyle bir yer açıp orada üretmeye karar verdim. Aynı zamanda Asuman Kafaoğlu çok samimi arkadaşımdı, seminerleri de aynı anda kurguladık böyle bir şeylerde yapalım biri birini desteklesin sadece el işi olmasın dedik. 

 
yukarıya git
Yukarı
sonraki sayfaya git
Sonraki  


Yukarı Yukarı Site Haritası  |   Hakkımızda  |   Üyelik Avantajları  |   Gizlilik Prensibi  |   Genel Koşullar  |   İletişim  |   Medya
Copyright © 2008 Engelsizkariyer.com - Her hakkı saklıdır.
EngelsizKariyer.com, EK EĞİTİM İNSAN KAYNAKLARI VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ.' ye ait bir portaldır.
Türkiye İş Kurumu'nun 11.08.2011 tarih ve 259 numaralı izin belgesi ile faaliyet göstermektedir.
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu gereğince " İŞ ARAYANLARDAN ÜCRET ALINMAYACAK VE MENFAAT TEMİN EDİLMEYECEKTİR."
Engelsiz Kariyer bir MEDYAMAG grup portalıdır.