Bir Mâniniz Yoksa...

Sanırım en azından 30 yaş ve üstü olanlar eskilerden gelen “Bir mâniniz yoksa annemler akşam size gelecek” cümlesini hatırlayacaktır. Anlam olarak “mâni”; bir şeyin gerçekleşmesini, olmasını, yapılmasını engelleyen şey olarak tanımlanıyor. Öte yandan “mâni”; Türk halk yazınında, genellikle söyleyeni, yazanı bilinmeyen, birinci, ikinci ve dördüncü dizeleri birbiriyle uyaklı, üçüncü dizesi serbest durumda bulunan, her biri yedişer heceli dört dizeden oluşan koşuk türü olarak da tanımlanıyor. Hani Ramazan ayında davulcuların okuduğu “Akşamdan pilavı pişirdim. Gene karnımı şişirdim. Çok mani diyecektim ama defteri yolda düşürdüm..” veya “Yeni cami direk ister. Bunu söylemeye yürek ister. Benim karnım toktur ama arkadaşım börek ister” bazı mani örnekleri olarak verilebilir.

Gelin bir an için Mani-Engel kapsamında bazı detaylara bakalım. Bu cümle veya ifadeler karşımıza aslında spotlarda, haberlerde çıkıyor ama pek de farkına varmıyoruz galiba?

- Engelli olmamızın önünde bir engel mi var? Engel hem hayatın belki de doğal parçası, belki de aslında engel yok. engelli olmak, engelli çocuğun olması, engelli ile yaşamanın zorlukları kapımızı çalana kadar farkında değiliz.

- Engel olma, destek ol. Engelsiz yaşam, engelsiz kariyer, engelsiz bir dünya. Dünya engelliler günü. Mutluluk engel tanımaz.

- Engel olmazsak, engel kalmaz.

- İşsizlik engellilerin en büyük sorunu.

Milli Eğitim Bakanlığı 2013-2014 eğitim yılı istatistiklerine göre Türkiye’de engelli öğrenci sayısı Özel eğitim alanların sayısı 261.726 ve akranlarıyla aynı sınıfta kaynaştırma eğitimi alan 66.351 (İlkokul), 86.134 (Ortak okul) ve 20.632 (Lise) olmak üzere toplan 173.117 kişi görünüyor. Üniversite için ise 2014 verilere bakacak olursak; 5205 (Ön lisans), 7741 (Lisans), 381 (Yüksek lisans) ve 45 (Doktora) öğrencisi karşımıza çıkıyor. Lütfen dikkat Dünya sağlık Örgütüne göre Türkiye nüfusunun %15’i engellilerden oluştuğu için yaklaşık 8.5 milyon değil 10 milyon engelli olduğu bilgileri de bolca karşımıza çıktığından hareketle konunun önemi dikkatimizi çekecektir. Çekmelidir de, istisnasız olarak hepimizin karşısına mahallemizde, semtimizde, okulumuz ve işyerimizde bir engelli çıkmıştır. Ne yazık ki içinde yaşadığımız bu karmaşık dünyada potansiyel olarak hepimiz birer engelliyiz. En önemli engelimiz ise düşünme, anlama, farkında olma engelimizdir ki böylesine yüksek oranda bir grubu yok sayma, destek olmak ve fırsat sunmak yerine acıma ve sözüm ona yardım etmeye çalışarak onların topluma karışmalarına doğal engeller oluşturma hatasını yapıyoruz. Bunu bazıları bilinçli yaparken bazıları da ne yazık ki bilinçsiz olarak yapıyor, kabul ediyor.

Tam da bu aşamada bakmak ve görmek detayına dikkatinizi çekmek isterim. Engellilerin de engelli olmayandan aslında birçok açısından hiç farkının olmadığını bilmemiz ve onları gerçekten görmemiz gerekiyor. Böylece çözüm önerileri ve uygulamalar daha gerçekçi ve sonuç odaklı olacaktır.

Yazıyı Mevlana dizeleri olan bir mani ile bitirmek isterim. “Ne fark eder ki kör insan için, elmas da bir cam da bir. Sana bakan kör ise, sakın kendini camdan sanma”

Eminim yapabilir, örnek olabilir böylece engellileri de kucaklayabilir ve topluma tam olarak katabiliriz. Engellileri hayal kırıklığına uğratmayın. Hayal kırıklıklarını hiçbir alçı tutmaz unutmayalım. Haydi hep birlikte gülümseyelim ve kendimize güvenelim, bence yapabiliriz. Nasıl yapacağınızdan emin değilseniz; sizi www.engelsizkariyer.com sitesini ziyaret etmeye, ayrıca Karanlıkta Diyalog ve Sessizlikte dDiyalog etkinliklerine katılmaya davet ediyorum. Etkinlikler için ise www.turkcelldiyalogmuzesi.com sitesini inceleyebilirsiniz.

Dünya üzerindeki en büyük güzellik ne doğa da, ne çiçeklerdedir. En büyük güzellik insanın içinde saklıdır.

Bu konuda bir maniniz var mı?

Alt Logolar
Sosyal Medya’da takip edin!
App Store Google Play
Copyright © 2005 - ∞ Engelsizkariyer.com - Her hakkı saklıdır.
EngelsizKariyer.com, sosyal girişimcilik markası olarak EK EĞİTİM İNSAN KAYNAKLARI VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ.' ye ait bir sitedir.
Engelsizkariyer.com Logo
z